Deniz Zeyrek: Artık tuz koktu!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Çeteler devlete, devletin güvenlik güçlerine, yargısına adeta meydan okuyor.

Sizden dün Türkiye medyasına yansıyan haberlerden derlediğim şu başlıklara bakmanızı rica ediyorum:

“Gaziantep’te bir ara sokakta çekilen videoda, bazı kişiler uzun namlulu silahlarla sokakta nöbet tutuyor. Taktik yelek giymişler, ellerinde Kalaşnikof (AK 47) ile adeta ‘nöbet’ tutuyorlar. Biri de etrafa küfürler, tehditler saçıyor.”

(Bu görüntülerin sosyal medyaya yansımasından sonra polis harekete geçmiş, görüntülere yansıyan kişiler de dahil bir grup göz altına alınmış.)

Peki ya o görüntüler sosyal medyaya yansımasaydı?

Bu ağır silahlı kişilerin, yaşadıkları bölgedeki kolluk kuvvetlerince bilinmemesi mümkün mü?

“Polis Şeyda Yılmaz’ı öldüren ve 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti’nin çetesi Casperlar, sosyal medyada Yunus Emre’ye sahip çıktıklarını duyurdu. Çete, Geçti’nin avukatlık ve cezaevi masraflarını üstleneceklerini açıkladı.”

Bu açıktan bir meydan okumadır. Bir çete, bir mensubuna sahip çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletine meydan okuyor.

“Eski futbolcu Serhat Akın, Beykoz’da motosikletli saldırganların hedefi olmuş.”

Daha bitmedi ama sıralayıp iyice canınızı sıkmak istemiyorum.

Gördüğünüz gibi sadece rüşvet, cinayet, bacağa sıkma değil, Daltonlar, Casperler, Sarallar, Şahinler ve daha nice çeteler de günlük hayatımızın olağan bir parçası oldu.

Sadece fiyatlar, piyasalar, enflasyon çıkmadı kontrolden.

Organize suç örgütleri, çeteler ve mafya da kendi düzenini kurdu.

Bir polis katilinin devlete meydan okuduğu, çetelerin saldırılarına kendi yöntemleriyle ‘imza’ attığı, rüşvet pazarlıklarının gırla gittiği bir ülke olduk.

Size çok klişe gelebilir ama işin en güzel özeti şu:

Artık tuz koktu!

Deniz Zeyrek’in yazısı