Deniz Ülke Kaynak: Savaşları ço­ğu kez askeri gücü yüksek olan değil, dayanma gücü yüksek olan kazanır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Savaşları ço­ğu kez askeri gücü yüksek olan değil, dayanma gücü yüksek olan kazanır.

“Neden Büyük Dev­letler Küçük Savaşları Kaybe­der?” (Why Big Nations Lose Small Wars) başlıklı makale­sinde Andrew Mack, savaşın güçlü olan taraf açısından bir araç, zayıf olan taraf için ise bir varoluş meselesi olduğunu söylemek­tedir. Ona göre güçlü taraf sa­vaşa sınırlı bir çıkarla girer ve maliyetler arttıkça geri çekil­me eğilimi gösterir. Zayıf taraf ise varoluşsal bir motivasyonla mücadele ettiğinden, maliyet­lerle ilgilenmez; direnmek zo­rundadır. Mack bu duruma “çı­kar asimetrisi” adını verir.

Güçlü devletlerin savaşa de­vam etme konusunda en belir­gin zaafı kamuoyunun kayıp­lara karşı sergilediği duyarlı­lıktır. Zayıf taraf bu­nu bildiğinden zamana oynar ve karşı tarafın kamuoyunda bir fayda-maliyet hesabının ya­pılmasını bekler. Zayıfın gücü, beklentisinin hayatta kalmak­tan ibaret olması ve sonuna ka­dar direnmekten başka çare­sinin bulunmamasıdır. Zaman onun en büyük dostudur.

Nitekim bugün Trump açı­sından İran savaşını sürdürme konusundaki en büyük açmaz, savaşın maddi ve manevi ma­liyeti ile elde edilmek istenen sonuç arasındaki bağın giderek daha da zayıflamasıdır. Ameri­kalı seçmenin Vietnam’dan bu yana sorusu hep aynıdır: “be­nim vergimle kimin için, ne uğ­runa savaştayız?”

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı