Deniz Ülke Kaynak: Milita­rizmin esas sonuçları sivil yaşam ekseninde

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Amerikalı iktisatçı Seymour Melman, askeri endüstriyel kompleksin ekonomik mantığı­nı sistematik biçimde çözümle­meye çalışan isimlerden belki de en önemlisiydi. Temel argüma­nı modern kapitalizmin giderek üretim ekonomisinden savun­ma merkezli bir savaş ekonomi­sine doğru kaymakta olduğuydu.

Melman, “Pentagon Kapitaliz­mi” adlı eserinde Pentagon’u bir güvenlik kurumu olmanın öte­sinde, ekonomik kaynakları ken­di etrafında yoğunlaştıran dev bir sistem olarak tanımlamıştı.

Daha sonra yazdığı “Sürekli Sa­vaş Ekonomisi” (1985) adlı kita­bında ise bu düşüncesini savaşın artık aniden patlak veren geçici bir sapma, bir kriz olarak değil, sistemin sürekliliğini sağlayan kalıcı bir üretim rejimi mekaniz­ması olarak okunması gerektiği şeklinde genişletti. Peki öyleyse, savaş bir ekonomik düzenin asli unsuru haline geldiğinde, barı­şın sistem içerisinde bir anomali olarak kabul edilmesi gerekmez miydi?

Askerileşmenin ve güvenlik­leştirmenin sivil hayat için üret­tiği maliyet tabi ki en basit anla­tımıyla kaynakların eğitimden, sağlıktan, alt yapıdan yani kısaca refahtan kesilip, tehditlerin ber­taraf edilebilmesi adına silah­lı gücün donatımına aktarılması anlamını taşıyor.

Bu da milita­rizmin esas sonuçlarının savaş meydanlarından çok inşa edil­meyen okullar, hastaneler, ye­nilenmeyen altyapılar, yollar ya da ertelenen toplumsal refah yo­luyla sivil yaşam ekseninde orta­ya çıktığını gösteriyor. Bu durum sadece ABD için geçerli değil.

Dünya üzerinde savunma harca­maları 2,8 trilyon dolara ulaşmış durumda ve durmaksızın güven­lik arayışının özünde daha az gü­venlik ürettiğini hep birlikte iz­lemeye devam ediyoruz. Ancak küresel meydan da bir yandan kaynıyor. Eskisinden daha gü­vensiziz ve çok daha büyük bir tehdit altındayız. Silahlanmaya mecburuz; ve fakat bunun hepi­mize bir maliyeti olduğu da açık.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı