Deniz Ülke Kaynak: Ekonomik ilişkiler artık barı­şın değil savaşın cephesi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Küresel krizler çağına girmiş­ken, W.Churchill’in “iyi bir krizi asla boşa harcama” ifadesini ha­tırlamadan geçmemek gerekir. Krizlerin yalnızca yıkıma değil aynı zamanda fırsatlara da gebe olduğunu vurgulayan bu söz, gü­nümüzün kırılgan ortamına ba­kıldığında şimdi daha da değer­li.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2026 Küresel Riskler Ra­poru’na göre artık en büyük risk ekonomik durgunluk ya da iklim krizi değil, “jeoekonomik çatış­ma”. Ekonomik araçlar, iş birliği yerine karşılıklı güç mücadele­sinde kullanılan silahlara dönüş­tüğünde, piyasa mantığı ile işle­yen bir rekabet de doğal olarak kutuplaşma mantığıyla işleyen çatışmacı bir ortama dönüşüyor.

Ekonomik ilişkiler artık barı­şın değil savaşın cephesi, hatta ta kendisi. Devletlerarası güç müca­delesi sadece askeri ve teknolojik satıhta sürmüyor. Gümrük ta­rifeleriyle, yaptırımlarla, enerji şoklarıyla, ambargolar ve yatırım kısıtlamalarıyla, tedarik zincirle­ri üzerinde kurulan baskılarla sü­ren bir savaştan da söz ediyoruz. “Her satıhta mücadele” fikrinin temelinde de bu olgu yatıyor. Ar­tık her satıh bir savaş alanı ve ka­zanmaktan çok karşı tarafı kay­bettirmeye odaklı bir stratejiyle sürüyor.

Kısaca herkes kaybedi­yor ve daha az kaybedenin kaza­nacağı bir kaybet-kaybet sürecini özümsemek durumundayız.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı