Deniz İpek: Sıcaklık, iş güvenliğinin de konusu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İklim krizinin sonuçları da sınıflar arasında eşit dağılmıyor. Bu nedenle sıcaklık artık yalnızca meteorolojinin konusu değil. İşçi sağlığının, iş güvenliğinin ve sınıf mücadelesinin de konusu.

Türkiye’de aşırı sıcaklarda çalışmayı düzenleyen özel ve emredici bir mevzuat bulunmuyor. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile çeşitli yönetmeliklerde işverenin çalışanların sağlık ve güvenliğini koruması gerektiği belirtiliyor. İşyerlerinde termal konforun sağlanması ve gerekli önlemlerin alınması isteniyor. Ancak hangi sıcaklıkta çalışmanın durdurulacağına, hangi koşullarda çalışma saatlerinin değiştirileceğine veya hangi WBGT değerinde işçilerin çalıştırılamayacağına ilişkin açık ve bağlayıcı hükümler bulunmuyor.

Başka bir ifadeyle mevzuat, işçinin korunması konusunda genel yükümlülükler tanımlıyor; ancak somut sınırlar koymuyor. Oysa İtalya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sıcak günlerde tarım, inşaat ve açık alan çalışmalarının belirli saatlerde durdurulmasına yönelik uygulamalar hayata geçiriliyor. Türkiye’de ise sıcaklık arttıkça işçinin korunması değil, çoğu zaman işçinin dayanıklılığı sınanıyor.

Deniz İpek’in yazısı