Demirtaş 'birkaç konuya' açıklık getirdi

Tutuklu eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, “Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez” dedi.

Fotoğraf: AA

PKK’nın silah bırakmasının ardından ilerleyen süreçte Meclis’te kurulan komisyonun, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın tutukluğu olduğu İmralı Cezaevi’ne ziyareti gündemde. Aynı ölçüde gündemdeki bir diğer konu da 4 Kasım 2016’dan bu yana hapisteki Demirtaş’ın muhtemel tahliyesi…

Demirtaş, ‘Qad Barış Meydanı’ adlı sivil toplum kuruluşunun sitesinde şunları yazdı:

‘Öcalan ile aramızda bir rekabetin sözü bile edilemez’

“Dışarıda son derece kritik, hassas ve önemli bir süreç yürütülürken en son istediğim şey, benim gündemin başına oturtulmamdır. Şu günlerde acil ve barışın önünü açacak bir gelişme beklenirken yani Meclis Komisyonunun İmralı Adasına gidişi tartışılırken gündemin başka yere kaydırılması çok da uygun olmaz.

Fakat benim ismim üzerinden yapılan tartışmalar, yakıştırmalar, dolaylı ve doğrudan şekillerde süreci de etkiliyor. Bu nedenle, birkaç konuya net olarak açıklık kazandırmamın iyi olacağı düşüncesiyle bu yazıyı kaleme alıyorum.

Umarım tüm spekülasyonlar ve gereksiz tartışmalar bu vesileyle son bulur.

1-Sayın Öcalan’ın inisiyatif aldığı, sayın cumhurbaşkanı ile sayın Bahçeli’nin de büyük cesaretle sahiplendikleri, Sayın Özel başta olmak üzere muhalefetin de güçlü bir şekilde desteklediği barış girişimlerinin içindeyim, yanındayım, arkasındayım. Bu konuda Sayın Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez.

‘Bu misyonu İmralı ve Edirne koşullarında tamamlama imkanımız yoktur’

Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu ve tarihi sorumluluğu son derece önemlidir ve bunları ancak kendisi yerine getirebilir, ben dahil bir başkası değil. Benim demokratik siyasetteki rolüm ve misyonum da barış çabalarını destekleyecek ve tamamlayacak niteliktedir. Bunu da benim dışımda ve benim adıma kimsenin yerine getirme şansı yoktur.

Bununla birlikte, İmralı ile Edirne koşullarında bu misyonu sağlıklı bir şekilde tamamlama imkanımız yoktur. Bu da bir gerçektir; dayatma, pazarlık veya koşul değildir. Umarım Meclis Komisyonu İmralı’ya gider ve ne demek istediğimi yerinde görür, gözlemler, ilk ağızdan tüm gerçekleri dinler.

‘Cumhurbaşkanı demokratik reformlarla yeni bir sayfa açarsa bunu tereddütsüz desteklerim’

2- Benim kimseye karşı kinim de nefretim de yoktur; öyle bir lüksüm de yoktur. Ola ki bir gün özgür koşullara kavuşursam ve kendileri de kabul ederlerse sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere sayın Özgür Özel, sayın Devlet Bahçeli, sayın Ali Babacan, sayın Ahmet Davutoğlu, sayın Fatih Erbakan, sayın Erkan Baş, sayın Mahmut Arıkan, sayın Müsavat Dervişoğlu dahil olmak üzere tüm siyasi aktörlerle yüz yüze görüşmeyi, varsa öneri ve eleştirilerini dinlemeyi, kendi görüşlerimi ve ülkenin geleceği yararına düşüncelerimi samimiyetle paylaşmak isterim.

Bunu da hiçbir siyasi ikbal, koltuk, makam, mevki hesabına girmeden içtenlikle yaparım. Eğer sayın cumhurbaşkanı demokratik reformlarla yeni bir sayfa açmayı ve ülkeyi bambaşka sosyal ve ekonomik koşullara taşımayı hedefleyen bir politikayı hayata geçirmeyi ciddiyetle ortaya koyarsa tıpkı barış sürecini koşulsuz desteklediğim gibi bunu da tereddütsüz desteklerim.

‘Yuvam DEM Parti’dir’

3- Ben siyasete Demokratik Toplum Partisi DTP’de girdim ve siyasi geleneğimizin bugünkü temsilcisi DEM Parti benim tek partimdir. Bir gün siyasette olma zorunluluğum ortaya çıksa bile benim evim, yuvam DEM Parti’dir. Başka parti kuracağıma, başka partiye geçeceğime yönelik her yorum sadece spekülasyondur.

4- Siyasi mücadele sadece siyasi partilerin çatısı altında yürütülmez. Yaşamın her alanı politiktir ve mücadele zeminidir. Aktif siyasette olmasam bile aktif mücadelenin her zaman içinde olmaya devam ediyorum, edeceğim.

Belirttiklerim dışında her şey yakıştırmadır, yorumdur, spekülasyondur.

Önce barışı, sonra adaleti, eşitliği ve kardeşliği hep birlikte sabırla, adım adım inşa edeceğiz. Umutsuzluğa, karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Mutlaka başaracağız.

Şimdi gözümüz kulağımız, Meclis Komisyonunun alacağı cesur ve tarihi kararda olacak.”

Demirtaş’ın tahliyesi AİHM kararıyla gündem

Demirtaş, 4 Kasım 2016’dan bu yana, yani dokuz yıldır Edirne Cezaevi’nde tutuklu.

Eski HDP liderine Kobani davasında 42 yıl hapis cezası verilmişti.

AİHM, 8 Temmuz’da Demirtaş’ın tutukluluğu için ihlal kararı verdi. Aynı mahkeme daha önce de Demirtaş hakkında en az üç ayrı ihlal kararı vermişti.

Avukatlarına göre Türkiye 8 Ekim’e kadar karara itiraz etmediği takdirde karar yürürlüğe girecek ve Demirtaş tahliye edilecekti.

Fakat Adalet Bakanlığı, 7 Ekim’de karara itiraz etmiş ve kararın AİHM Büyük Daire’de yeniden ele alınmasını istedi.

AİHM, 3 Kasım’da itirazı reddetti, böylece Demirtaş hakkındaki ihlal kararı kesinleşmiş oldu.

Avukatları, 4 Kasım sabahı Demirtaş için mahkemeye tahliye başvurusunda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli aynı gün (4 Kasım) grup toplantısı çıkışında bir gazetecinin sorusu üzerine şunu dedi: “Sayın Demirtaş, hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır.”

5 Kasım’da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Demirtaş’la ilgili AİHM kararının kesinleştiğini belirtip şöyle konuştu: “Daire kararının şu anda görülmekte olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22’nci Ceza Dairesi’ne gelmesi durumunda ya da ilgililerin müracaatı durumunda mahkeme tarafından değerlendirilecektir.”

Konu aynı gün (5 Kasım) grup toplantısı sonrası Erdoğan’a da soruldu. Cumhurbaşkanı şöyle yanıt verdi: “Bu ülke yargı ülkesidir. Yargı bu konuda ne derse buna uyarız.”

Fakat iki haftayı aşkın süre geçmesine Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin henüz bir gelişme yaşanmadı.

Demirtaş, Arınç’ı yalanladı: Arkadaşları haricindeki siyasetçilerle görüşmeyecek

DEM Parti’den Bahçeli’ye Demirtaş teşekkürü

AKP Bahçeli’nin Cumhur İttifakı sözlerini ‘kıymetli’ buldu, Demirtaş için yorum yok