Fanatik yazarı ve NTV Spor yorumcusu Mehmet Demirkol, A Spor muhabiri ve kameramanının saldırıya uğradığı olaylar nedeniyle eleştirdiği Başakşehir’in kaptanı Emre Belözoğlu’nun kendisiyle ilgili sözlerine köşesinden yanıt verdi.
‘Beni hiç yanıltmıyorsun’

‘Bir kez olsun şaşırt beni!’ başlıklı yazısında, “Emre Belözoğlu kariyeri boyunca beni hiç yanıltmadı. 10 sene önce de bugün de…” diyen Demirkol, şöyle devam etti: “Dün ‘sözde’ özür dilemeye gittiği yerde ‘Bu yaptığımızı herkes yapmaz’ kibriyle kasıldığı için eleştirdim. Ve biliyordum ki daha da ileri gidecek. Yanılmadım. Şimdi bu eleştiri yüzünden beni tehdit ediyor: ‘Mehmet Demirkol çıkmış benim hakkımda konuşuyor. Allah’ın da bir adaleti var. Bir gün onunla hesaplacacağız. Allah huzurunda da olsa bu olacak.’ İşte tam da bundan bahsediyordum! Bu kibirden, bu mafya ağzından. Bak Emre! Ben senin hakkında konuşmuyorum. Davranışların hakkında konuşuyorum. Bu sokak mafyası ağzıyla savurduğun tehditlerle ilgili… Korkunç kibirinle ilgili. Ve beni hiç yanıltmıyorsun.”
‘Üçüncü sınıf tehdit edebiyatı’

“Merak ediyorum söylediğin gibi eğer Allah’ın huzuruna kalmazsa bu hesaplaşma nasıl olacak? Söylesene nasıl?” diye soran Fanatik yazarı, Başakşehir-Fenerbahçe maçında açılan ‘tehdit kokan’ pankarta dikkat çekti: “Gazeteciyle nasıl hesaplaşılır? Mahkemeye vererek. Eğer bir yalan, iftira veya hakaret varsa verirsin mahkemeye. Mahkum ettirirsin. Peki bugüne kadar beni neden hiç mahkemeye veremedin? Bugün belli ki aklında yine bu yok! Tribünlerde açtırdığınız pankarttaki 3. sınıf tehdit edebiyatında ipuçları var bu hesaplaşma uyarısının. ‘DEMİR KOLay erir bizde’ vay vay vay. Sonra ne olacak? Beş kişi saldırıp sonra da özüre mi geleceksiniz? ‘Bak bu yaptığımızı herkes yapmaz ha!’ Mobese görüntüsü sızmasa…”
‘Abilerin bugün ülkeye giremiyor’
Belözoğlu’nun kendisi hakkında değil, senelerce pompalanan ‘Emre sahada farklı dışarıda farklıdır’ balonunun artık patladığı gerçeği üzerine konuştuğunu vurgulayan Demirkol, yazısını şu ifadelerle sonlandırdı: “Ve her defasında sen bir adım öteye gidiyorsun. Önce hareket çekiyorsun. Patronlara şikayet ediyorsun. Şimdi de tehdit ediyorsun. Bu kibir, bu tavır iyi değil. Daha önce beni işimden etmek isteyen, bunda belli oranda başarılı olan senden daha az kibirli abilerin oldu. Ama ulaştıkları büyük güç ve kibrin kölesi oldular. Bugün ülkeye giremiyorlar. Kibir kaybettirir bunu bil. Sen hâlâ gençsin. Gel bu yoldan dön. O 16 yaşında Dortmund’da sahaya çıkan alyanaklı çocuğu hatırlamaya çalış. Onu hepimiz çok seviyorduk. Bugünse durum çok farklı. İnan sana gaz veren en yakınındakiler bile davranışlarına dayanamıyor. Gel yol yakınken şu kibrinden kurtul! Gel bir kez olsun şaşırt beni…”