Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 31 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Barış Bloku’nun IŞİD’e karşı çağrı yaptığı ‘Büyük Barış Yürüyüşü’ İstanbul valiliği tarafından yasaklandı.
‘Uygun görülmemiş’

Valilikçe yapılan basın duyurusunda, başvurunun kanuni usullere uymadığı, dahası güzergahın 2015 yılı için belirlenmiş toplantı ve Gösteri yürüyüşleri alanları içerisinde yer almadığı belirtildi.
Yarın saat 16:00’da başlaması beklenen etkinlikte Taksim Tepebaşı’ndan Aksaray’a yürünecekti.
Valiliğin yasaklama gerekçesi, ‘provokatif eylemler’in yanı sıra güvenlik ve trafik de gösterildi: “Ülkemizde son zamanlarda meydana gelen terör olayları nedeniyle provokatif eylemlere mahal verilebileceğinden, ilimizde başta eyleme katılacak vatandaşlarımızın güvenliği olmak üzere halkımızın güvenliğinin tehlikeye düşmemesi, kamu güvenliği ve esenliğinin bozulmaması, bölgedeki yoğun trafik seyrinin engellenerek vatandaşlarımızın karşı karşıya kalacağı mağduriyetlerin önlenmesi gerekçeleriyle talep uygun görülmemiştir.”
Yürüyüşe, Türkiye’den çok sayıda parti ve sivil toplum örgütü (STK) destek verirken, yurtdışından birçok STK ve sendikanın da temsilci göndereceği öğrenilmişti. Etkinliğie HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da katılması bekleniyordu.
Davutoğlu ve Erdoğan sinyali vermişti
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün basına yaptığı açıklamada yürüyüşün yasaklanacağının sinyalini vermişti: “Polisimize de talimatımız açıktır. Özellikle bu hafta sonu bazı grupların şu veya bu illerde gösteri yapacaklarına dair bilgiler üzerine söylüyorum. Kim ve hangi gruba ait olursa olsun cenaze bahane edilerek İstanbul sokaklarında maskeli ve silahlı gösteri yapmaya kalkışılırsa hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecek. Sonra kimse niye müdahale edildi, diye sormasın.”
‘Yürütemezsiniz’
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da dün cuma namazı çıkışı gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadelerle benzer mesaj vermişti: “Herkes demokratik hakkını kullanabilir, yasalar içinde kullanabilir. İç güvenlik yasası çıkarıldıktan sonra, hala yüzleri kapalı, ellerinde silahlarla, İstanbul’da bile, bakın bile diyorum. ellerinde silahla yürüyenler burada rahatlıkla yürüyebiliyorsa bizim de maalesef güvenlik noktasında zaafımız var demektir. Ben de ilgili arkadaşlarıma talimat verdim, ‘yürütemezsiniz’ dedim. Bunu yürütüyorsak güvenlik zaafı var demektir. Yürüyemez, yüzü, suratı kapalı olanlar yürüyemez. Bu kanunlar çıkarılmış. Öyleyse atılması gereken adımlar da atılacaktır. Gerek dün akşam, gerek gündüz yapılan güvenlik toplantısında bu hassasiyetler görüşülmüş.”