Davası KCK ile birleştirilen Ahmet Türk: Amaçları gözdağı vermek, sindirmek

 

TUNCA ÖĞRETEN

@tuncaogreten | tunca.ogreten@mail.com

Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’, ‘silahlı terör örgütü propagandası yapmak’ ve ‘2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’ iddiasıyla açılan dava, KCK ana davasıyla birleştirildi. Bu, siyasi platformdaki çalışmaların illegal olarak tanımlanacağı anlamına geliyor.

Fotoğraf: DHA.
Fotoğraf: DHA

Türk’ün, tutuksuz olarak yargılandığı ve 18 yıla kadar hapsi istendiği davanın ilk duruşması dün Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

‘Mahkeme davaların birleştirilmesine karar verdi’

Savcı dosyanın, Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen KCK ana davasıyla birleştirilmesini istedi. Türk’ün avukatı Siracettin Irmak aksini savunsa da mahkeme, hukuki ve fiili bağlantısı olduğu gerekçesiyle bu yönde karar verdi ve davalar birleştirildi.

‘Bölgede huzur yok, bana dava açılmış çok mu?’

Davaların birleştirmesi yönündeki kararı Diken’e değerlendiren Ahmet Türk, kararın siyasi olduğunu savundu ve şöyle konuştu: “Ne söylenebilir ki? Bugün ‘barış’ diyen akademisyenlere bile dava açıyor, tutukluyorlar. Yaptıkları şey gözdağı vermek, sindirmeye çalışmak.”

Kendisi hakkında açılan davanın KCK ana davasıyla birleştirilmiş olmasının önemsiz olduğunu belirten Türk, sözlerine şöyle devam etti: “Bölgede her gün insanlar katlediliyor. Burada huzur ve demokrasi olmadıktan sonra bana bir dava açılmış çok mu?”

Avukat yorumu: Hükümet daha fazla taviz peşinde

İnsan hakları konusunda uzman avukat Muharrem Erbey, Diken’in davaların neden birleştirildiği sorusu üzerine KCK davasının dönemsel, konjonktürel ve konsept davalardan biri olduğuna dikkat çekerek ‘şehir yapılanması’ adı altında tüm legal alandaki toplumsal ve siyasi çalışmaların illegalize edildiğini söyledi.

Avukat Erbey sözlerine şöyle devam etti: “Tüm siyasetçilerin muhtelif tarihlerde açılmış davaları, bir bir ‘KCK ana dava’ denilen ve halen Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde derdest olan 20014/235 esas sayılı dosyada birleştirilmek istenmektedir. Bunların arasında Diyarbakır Büyükeşhir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ve HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir de var.”

Şu anda Kürt siyasal hareketinin en önemli figürlerinin tamamının KCK ana davada sanık konumunda olduğunu ve bu davanın, Kürt meselesinde yarın masaya oturulduğunda Demokles’in Kılıcı vazifesi göreceğini savunan Erbey, “Bu davayla daha fazla taviz koparmak isteyen hükümet, ilgili, ilgisiz bu daha şahsında herkesi topluyor. Oysa ki arasında illiyet bağı olmadan bir davayı birleştirmek mümkün değildir” diye konuştu.

KCK davasında ne olmuştu?

Nisan 2009 ile Ekim 2010 tarihleri ​​arasında yürütülen soruşturma kapsamında aralarında aktif politikacı, sendikacı ve insan hakları savunucularının bulunduğu 2 bin 146 kişi yargılanmış, 992 kişiyse KCK üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklanmıştı. Dava kapsamında toplam şüpheli sayısıysa 7 bin 748 kişi olarak açıklanmıştı.