‘Başörtüsü yasağı’na ilişkin açıklamaları nedeniyle Azerbaycan’da şimşekleri üzerine çeken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral istifa etti.

Azerbaycan yönetiminin ‘kellesini istediği’ Saral’ın dün görevden alındığı öne sürülmüştü.
‘Asıl mesele insanın hangi değerlerin arkasında durduğu’
Bugün X’ten açıklama yapan Saral, Erdoğan’a istifasını sunduğunu duyurdu:
“Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum.
Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve sayın cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir.
Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim.
Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin.”
Ne olmuştu?
Azerbaycan hükümeti, 21 Eylül’de yayınladığı yönetmelikle devlete ait ortaokullarda formasının bütünlüğünü bozan ve laiklik ilkesiyle bağdaşmayan kıyafetleri yasakladı.
Yönetmelikte ‘başörtüsü’ sözcüğü geçmiyor, herhangi bir dini kıyafete de doğrudan değinilmiyor. Ancak bazı medya kuruluşları ve din adamları, değişikliği okullarda başörtüsünün yasaklanmasına yordu. Tartışma daha sonra Türkiye ve İran’a da sıçradı; Azerbaycan hükümetine eleştiriler yöneltildi.
12 Ekim’de Saral, X’ten şöyle yazdı:
“Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez!
Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğindeki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Saral ve bazı AKP milletvekillerinin ifadeleri üzerine 13 Ekim’de şöyle tepki gösterdi:
“Son dönemde Azerbaycan’a yönelik bu bilgi kampanyasının daha agresif, sistemli ve açıkça iftira niteliği kazanması; özellikle de Türkiye cumhurbaşkanı başdanışmanı statüsünü taşıyan bir kişinin ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin böyle bir kampanyaya katılması, konuya açıkça tepki göstermemizi zorunlu kılmaktadır.”
20 Ekim’de Azerbaycan Türkiyeli yedi kişi hakkında ‘anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik çağrılarda bulunmak’ ve ‘dini nefret ve düşmanlığı körüklemek’ suçlamasıyla yakalama kararı çıkardığını duyurdu.
Bakü yönetimi 21 Ekim’deyse Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan dahil 31 Türk vatandaşını ‘istenmeyen kişi’ ilan etti.