Çisil Sohodol: Gençlerimiz için de üni­versitelerimiz için de asıl sınav şimdi başlıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün yükseköğretimin başa­rısını basit olarak kaç öğrenci­nin hangi programa yerleştiğiyle, kontenjanların ne ölçüde doldu­ğuyla veya mezuniyet oranlarıyla değerlendiremeyiz. Asıl ölçme­miz gereken, mezunlarımızın de­ğişen dünyada ne kadar güçlü bi­çimde ayakta kalabildiğidir.

Bir üniversitenin öğrenciye ve­rebileceği en değerli kazanım­lardan biri artık belirsizlik için­de yön bulma kapasitesidir. Bu da eğitim modelinin değişmesini gerektiriyor. Öğrencinin gerçek problemler üzerinde çalıştığı, sektörle erken yaşta temas ettiği, farklı disiplinlerden öğrencilerle birlikte ürettiği, araştırmaya ka­tıldığı, girişimciliği deneyimle­diği, uluslararası ağların parçası olduğu bir üniversite deneyimine ihtiyacımız var.

Aynı şekilde gençlerin hata ya­pabilecekleri alanlara da ihtiyaç­ları var. Çünkü geleceğin dünya­sında en kıymetli yetkinliklerden biri, ilk denemede her şeyi doğru yapmak değil; öğrenmek, yeniden denemek ve gerektiğinde yön de­ğiştirebilmek olacak.

Belki de yükseköğretimde yap­mamız gereken en önemli zihin­sel değişiklik burada yatıyor: Öğ­rencileri belirli bir “işe” hazır­lamak yerine, uzun bir çalışma hayatı boyunca defalarca değişe­bilecek işlere ve rollere hazırla­nabilecek insanlar yetiştirmek.

sınav bitti. Yerleştirme­ler tamamlandı.

Ama gençlerimiz için de üni­versitelerimiz için de asıl sınav şimdi başlıyor.

Çisil Sohodol’un yazısı