Çiğdem Toker: Tutuklanan, her sabah yalan üretmek üzere uyananların tanışmadığı haysiyetli yaşama çizgisidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tutuklanan:
Gazeteciliğe adanmış ömürlerdir.

Maalesef aynı meslek adı altında anıldığımız beslemelerin, kafayı kaldırıp soramadığı soruları soranlardır.
Haklılığın gücüdür.

Bu gücün en etkili silahı olan mizah duygusudur.
Hukuku gerçekten savunan çizgidir.

Maaşlarını hak etmek için güne her sabah yalan üretmek üzere uyananların tanışmadığı haysiyetli yaşama çizgisidir.

BİR TAKTİK OLARAK DEHŞET

Cumhuriyet’in kurucu değerlerini temsil eden gazetemizi hedef alan son hamleler, asıl büyük bir fotoğrafın parçası.

Özellikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bu yana geçen bir haftalık dönemde gerçekleşen icraatı, “okuyabileceğimiz” bir ortak payda var:

Toplumda dehşet duygusunu artırarak, moral bozmak, toplanmaya çalışılan gücü kırmak, mücadele arzusunu öldürmek ve yalnızlaştırmak.

Arka arkaya dalgalar halinde gelen ve şiddet tonu içeren bu hamleler, umudu direnci ve eleştiriyi toptan imha etmeyi hedefliyor.
Korku, güçlü ve insani bir duygu.

Ama bu dehşet dalgalarının yol açtığı toplumsal yılgınlığın, ileride çok daha büyük üzüntüler duyacağımız, ülkenin var oluşuyla ilgili sorunlara yol açmasını istemiyorsak, ne yapılacağı da belli.

Korkuya teslim olmamak, yan yana durmak, dayanışmayı büyütmek.

Çiğdem Toker’in yazısı