Çiğdem Toker: Seçim yapmaya zerre gerek kalmadığını savunanlar az değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

16 Nisan referandumunda, oylama sürerken sonucu değiştiren mühürsüz oy pusulasını geçerli sayma hukuksuzluğu bu kez kalıcı hale getiriliyor ya.

AKP+MHP hukukçuları bunu yaparken çok acayip bir kılıf bulmuş.

Gerekçede denmiş ki: “..sandık kurullarının ihmali sonucu arkası mühürlenmeyen oy pusulalarının geçerli sayılacağı..”

Şimdi çok basit bir soru: Kamu görevlisi için ihmal, istisnai midir yoksa yaygın bir kural mı?

Nadiren görülen ve görüldüğü zaman da bir yaptırıma bağlanması gereken “ihmal”i gayet normal bir durum gibi göstermeyi, bunun kuralını yazmayı bir hukukçu kendisine nasıl yakıştırıyor?

Öyle tuhaf bir madde ki bu, adeta sandık kurullarına “Sen şu pusulaların arkasını mühürlemeyi bir ihmal et bakayım” talimatı verilmiş. Memur diyorum çünkü, bu teklif yasalaştığında sandık kurullarında siyasi parti temsilcisi olmayacak zaten. Hepsi “kamu görevlisi” olacak.

Aslında oturup burada ciddi ciddi tartışıyoruz ama belki de fazla naif kalıyoruz. Zira bu teklifle, bir seçim yapmaya zerre gerek kalmadığını savunanlar az değil. Aynı apartmandaki sakinlerin farklı sandıklara bölünebileceği, sandıkların taşınabileceği gibi diğer maddelerle beraber düşündüğünüzde yabana atılır bir yanı yok.

Çiğdem Toker’in yazısı