Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin 1 milyar doları aşkın bir mal varlığından söz ettiği ve tek sayfalık kararla kapatılan onca kurum, korsan mıydı?
O hastaneler, o okullar, o yurtlar, kurulup faaliyete geçinceye kadar, bugün OHAL Koordinasyon Kurulu’nda yer alan kabine üyelerinin yönettiği bakanlıkta on yıllara yayılmış, yüzlerce imzadan, paraftan ve onaydan geçmedi mi?
Bu sorunun cevabı “evet” ise, ortada bir yanlışlar silsilesi olduğu da tereddütsüzdür.
Kanlı darbe girişimini çözecek tek mesele, ülkeyi yöneten kadroların, TSK’de gözle namaz kılmaya ihtiyaç duyuracak gizliliği fark edememesinden ibaret olsaydı keşke.
OHAL hukukunun mali ayağı bize, bugün nelerin yapılacağının yanı sıra, geçmişte nelerin yapılmadığını da anlatıyor.