Çiğdem Toker: O tünel, köprü, havaalanı sözleşmelerindeki 4-6-30 dolarlar Türk Lirası'nda sabitlensin bakalım

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ki adı üzerinde, zaten seferberlik topyekûn bir eylemselliği anlatır. Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Merkez Bankası bu oyunu bozacak tedbirleri almalı. Fedakârlık yapılacaksa işte o gün bugündür” dedi. Ama neden bu ağır yükün tamamı Merkez Bankası sırtına yüklensin?

Daha inandırıcı çözüm, devletin işe, önce kendisinden başlaması olabilir.
Yap-İşlet-Devret (YİD) sözleşmelerine el atarak, döviz üzerinden, bizim adımıza şirketlere bilumum garantiler verdiği sözleşmelerde değişikliğe gitmesi mesela.

Buyrun Osmangazi, buyrun resmi adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü 3. Köprü, buyrun yeni hizmete giren Avrasya Tüneli. Ve nihayet buyrun Yap-Kirala-Devret (YKD) yöntemiyle yaptırılmakta olan şehir hastaneleri.

Şirketler dışarıda finansman bulabilsin diye, Hazine garantisini kim verdiyse, borç üstlenimi taahhüdünde kim bulunduysa, sözleşmelerdeki Dolar-Avro tarifelerini TL ile değiştirsin. Karayolları, Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlükleri, o tünel, köprü, havaalanı sözleşmelerindeki otomobil başına, kamyon başına geçiş, yolcu başına gelirlerin karşısında yazan 4-6-30 dolarları Türk Lirası’nda sabitlesin bakalım.

Sabitlesin ki, kur artışında milli bütçeye yüklenecek bu tarifeler, vatandaşa daha yüksek vergiler olarak dönmesin.

Çiğdem Toker’in yazısı