Ana muhalefet partisinin OHAL kararnamesi için yaptığı iptal başvurusu, iktidar partisinin hukuk mezunu grup başkanvekili tarafından, “adeta 90 yıllık Mustafa Kemal’in partisinin tekrar fabrika ayarlarına, diğer ifadeyle FETÖ ayarlarına dönmeye başlamak” diye nitelendi.
Bu nezaketsiz cümledeki “diğer ifadeyle” bölümünden öncesi ve sonrasına lütfen dikkat edin:
“Adeta 90 yıllık Mustafa Kemal’in partisinin diğer ifadeyle FETÖ ayarları”.
AKP’nin hukuk fakültesi mezunu Grup Başkanvekili Bülent Turan’a göre, CHP’nin Yüksek Mahkeme’ye başvurusu “90 yıllık Mustafa Kemal’in partisinin tekrar fabrika ayarlarına” dönmesi anlamına geliyor.
Partinin tarihi ve kurucusu Atatürk, iktidar partisi yöneticisi nezdinde bir tahkir aracı olarak kullanılıyor. Yetmiyor, Atatürk’ü kendilerinin eski koalisyon ortağı, “mutlu günlerindeki” adıyla Cemaat yeni adıyla “terör örgütü” olarak tanımlanan FETÖ ile aynı terazide tartıyorlar.
Düne kadar ne güzeldi her şey değil mi?
OHAL kararnameleri, fiili başkanlık yolunda araçsallaştırıp baskıcı rejimi bu araçsallıkla tahkim yolunda dev adımlar atılıyorken AYM’ye iptal başvurusu nereden çıktı, öyle değil mi?