Erdoğan’ın kamu malını ve kaynaklarını (ANA uçağı, OBA helikopteri, TRT, Haliç Kongre Merkezi) kısıtlamalar yokmuşçasına kendi malı ve kaynağı gibi kullanması…
Erdoğan’ın bu tercihi “doğal” bir durummuş gibi değerlendiriliyor.
Erdoğan, ulaşım, miting gibi temel kampanya faaliyetlerini kamu kaynaklarından karşıladığı için; destekçilerinin yapacağı bağışlar ile diğer iki adaya yapılanlar arasında büyük bir “değer-anlam” farkı ortaya çıkıyor.
Bağışların YSK’ye bildirimi yasal zorunluluksa, kurul için de inceleme sonuçlarını kamuoyuna açıklaması bir borçtur.
Yasal zorunluluğun olmayışı YSK için bir gerekçe olamaz. Kurul, inisiyatif alabileceği gibi, yapılacak bir başvuruyla da bu yol açılabilir.
Desteklediği adaya özveride bulunarak bağış yapan vatandaşların, nereye nasıl harcandığını öğrenmek en doğal hakkı. Aksi takdirde “seçimde eşitlik”, bir yalan olmaktan öteye geçmez.