Çiğdem Toker: Anayasa teklifinin 'eyalet'i mümkün kıldığında tereddüt yok

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Anayasa teklifinin “eyalet”i mümkün kıldığında tereddüt yok.

Erdoğan’ın Bahçeli’ye “Ben ne diyorum sen ona bak” sözü bu realiteyi ortadan kaldırmıyor. Başbakan’ın başbakanlığı bırakma sözü ise blöf bile değil. Yani koskoca heyet, metne eyalet kelimesini mi koyacaktı da oradan anlayacaktık?

Aklımızla dalga geçilmesin. Bunca hassas bir sözcüğün yer alması, teklifin daha Meclis’e geldiği gün kadük kalmasıyla sonuçlanırdı.

Bugün oylayacağımız metinde, yürütme tamamen cumhurbaşkanına geçiyor. 123. maddesi de bugün ancak kanunla mümkün olan kamu tüzel kişiliği kurma yetkisini kararnameyle cumhurbaşkanına devrediyor.

Ve eyalet konusunda “ihale”, Başdanışman Şükrü Karatepe’de kalmış görünüyorsa da, Cumhurbaşkanı’nın bir diğer Başdanışmanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, konuyu iki yıl önce gündeme getirmişti. Ta Sadat A.Ş. başkanlığı sırasında.
Tanrıverdi’nin sunumunu yaptığı “Çözüm sürecinin ulaştığı aşamada ASDER-ASSAM raporu” şirket sitesinde erişime açık. Ocak 2015 tarihli sunumdan pasajlar:

– Eyalet sistemi getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin taşra teşkilatı ve devletin yönetim şekli tekrar düzenlenmelidir. Bu sistem hem Kürtlerin ve diğer etnik grupların özerklik isteklerini kapsayacak hem de devlete bağlılık ve aidiyet duygusunu artıracak şekilde oluşturulmalıdır. Her bakanlık kendine bağlı en fazla 6 veya 10 birimi layıkıyla sevk ve idare edebilir. 81 vilayet merkezden dirayetle yönetilemez.

Çiğdem Toker’in yazısı