CHP'li Altay, Erdoğan'ın 'nas' bilançosunu çıkardı: Faiz yükü üç katına çıktı

CHP Grup Başkanvekili  Engin Altay, ‘faize karşıymış gibi bir algı yaratmakla’ suçladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, aslında faiz dostu olduğunu söyledi. Erdoğan’ın faiz bilançosunu çıkaran Altay, bütçedeki faiz yükünün üç katına çıktığını belirtti. 

Fotoğraf: Reuters

Başta ABD olmak üzere belli başlı bütün ekonomiler yüksek enflasyonu dindirmek için faiz artışına giderken, Türkiye’de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘faiz sebep, enflasyon sonuç’ teorisine uyarak, rekorlar kıran enflasyona rağmen politika faizini yüzde 14’te tutmayı sürdürüyor.

Erdoğan bu teorisini ‘nas’a yani dini kurallara bağlıyor. Aralıkta Erdoğan, ekonomiyi yine ‘nas’a bağlayarak ”Bu can bu tende oldukça iddia ile söylüyorum: Faiz sebeptir enflasyon neticedir” demişti. Ancak o tarihten bu yana Merkez Bankası yedi kez ‘pas’ geçti ve ‘nas’ unutuldu.

Ancak tüm bu ‘faiz’ söylemine karşın uygulamadaysa faizler yükselişte.

Erdoğan’ın bu faiz politikalarının bilançosunu çıkaran Altay, bunun para sahiplerine, bankalara ve uluslararası finans kuruluşlarına hizmet ettiğini savundu.

Altay, “Erdoğan sebep, faiz sonuç oldu.  Devletin borçlarının faiz yükü  bir yılda 1 trilyon TL’den 3 trilyon TL’ye çıktı” dedi.   

Faiz indirimi söylemlerinin sadece Merkez Bankası’nın bankalara verdiği paranın yüzde 19 olan yıllık faizinin yüzde 14’e indirilmesiyle sınırlı kaldığını hatırlatan Altay, devletin, vatandaşların, şirketlerin içeriye ve dışarıya ödediği ekonomideki diğer faizlerinse arttığını vurguladı.

Altay, Merkez Bankası’nın faiz indirmeye zorlayan Erdoğan’ın kamu alacaklarına ilişkin gecikme zammınıysa aylık yüzde 1,6’dan yüzde 2,5’e yani yıllık yüzde 19,2’den yüzde 30’a çıkardığını vurguladı. Aynı şekilde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da 2019’dan bu yana yıllık yüzde 15 olarak uyguladığı tevil faizini yüzde 24’e yükselttiğini belirtti.

Altay, Erdoğan’ın faiz indirimi talimatı vermesinden önce Hazine’nin altı yıl vadeli tahville ortalama yüzde 19,13 faiz oranıyla borçlandığını, aynı vadedeki borçlanmanın şu an yıllık faizininse yüzde 25,9 olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Bankalar geçen yıl Merkez Bankası’ndan yüzde 19’la aldığı parayı Hazine’ye yüzde 19,13 faiz oranıyla borç veriyorlardı. Bu yılsa yüzde 14’le aldıkları parayı devlete yüzde 25,9’la satıyorlar. Vatandaşlar geçen yıl bankalardan ihtiyaç kredisini yüzde 22 faizle alıyordu. Bu yıl yüzde 33 faizle alıyor. Şirketler ticari krediyi geçen yıl temmuzda yüzde 20’yle kullanıyordu bu yıl bankalara yüzde 30 faiz ödüyorlar. Sadece içerideki faiz oranları artmadı dışardan borçlanmalarınki de bir kattan fazla arttı. Geçen yıl Türkiye yurt dışından beş yıl vadeli dolar borçlanmasını yıllık yüzde 5 faizle yapıyordu, bu yıl aynı vadedeki dış borçlanma için yüzde 12’ye yakın dolar faizi ödüyoruz. Erdoğan’ın bir sürü süslü isim koyduğu kerameti kendinden menkul ekonomi programlarının tamamı da yüksek faizle halka ve devlete zarar verdi.”

Faizden kazananlar ve kaybedenler

Altay, faiz oranlarındaki bu gelişmenin devletin, vatandaşların ve şirketlerin faiz yükünü artırdığını kazananınsa bankalar ve Türkiye’ye dış borç veren uluslararası sermayenin olduğunu belirtti.

Altay başlıklar halinde açıkladığı faiz bilançosunu şöyle: 

  • 2021’in ilk beş ayında vatandaşların bankalara tüketici kredisi için ödediği faiz 44 milyar liraydı, bu yıl aynı dönemde 64 milyar liraya yükseldi.
  • Geçen yıl ilk beş ayda şirketler kullandıkları krediler için bankalara 117 milyar lira faiz ödemişti, bu yıl aynı dönemde 201 milyar lira ödediler.
  • 2021’in bütçeden devlet 180 milyar lira faiz ödemişti bu yılın bütçesinde faiz için 330 milyar lira ayrıldı. Kur korumalı mevduat için devletin bütçeden  şimdiye kadar ödediği 37 milyar lirayı ve bundan sonra ödeyeceklerini de dikkate alırsak, bu yıl 400 milyar liradan fazla bütçeden faiz ödenecek.
  • 2021’in haziran ayında devletin iç borçlarının toplam faiz yükü  668 milyar liraydı, bu yıl haziranda  bu rakam 2 trilyon 175 milyar liraya ulaştı.
  • Bir yıl önce devletin dış borçlarının toplam faiz yükü 380 milyar liraydı, bu yıl 780 milyar lirayı buldu.
  • Bankalar geçen yıl ilk beş ayda devletten ve vatandaşlardan, şirketlerden 221 milyar lira faiz geliri elde etmişti. Bu yıl bu rakam 421 milyar lirayı buldu.
  • Toplam faiz geliri yüzde 90 artan bankaların faiz ödemelerindeki artış yüzde 40’ta kaldı.
  • Türkiye, uluslararası piyasalardan geçen yıl yüzde 5’le borçlanıyordu, artık yüzde 11-12 yıllık faiz oranıyla borçlanıyor. Gelecek yıllar borç aldığı yabancı bankalara, finans kuruluşlarına, Londra’daki bir avuç bankere çok daha yüksek miktarlarda dış borç faizi servis edecek.
  • Devletin aldığı gecikme ve tecil faizleri arttığı için, vatandaşlar devlete daha fazla faiz ödeyecek.