CHP’li Sezgin Tanrıkulu, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Meclis araştırması açılmasını öngören bir dilekçeyi Meclis başkanlığına sundu.

Tanrıkulu gazeteci, yazar ve hak ve özgürlük savunucularının uğradığı suikast veya faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmadığını vurguladığı dilekçesinde şöyle dedi: “Mustafa Suphi’lerden Sabahattin Ali’lere, Abdi İpekçi’lerden Uğur Mumcu’lara, Musa Anterler’den Hrant Dink’lere ve Tahir Elçi’lerin cinayetine kadar aramızdan alınan sayısız insanın sorumlularının cezasız kalmasına sebebiyet verilmiştir. Faili meçhul cinayetlerin her yönüyle kapsamlı bir araştırmaya tabi tutularak araştırılması ve cinayetlerin arkasındaki sorumluların ortaya çıkarılması amacıyla Meclis araştırması açılması için gereğini saygılarımızla arz ve teklif ederiz.”
‘En büyük katliam Roboski’
CHP’li vekil yazılı açıklamasında da Roboski katliamının AKP dönemindeki en büyük faili meçhul olduğunu belirterek şunları söyledi: “2000’li yıllarda da faili meçhul cinayetler sürmüş ve özellikle son bir yılda hızlı bir artış göstermiştir. Faili meçhul cinayetlerle ilgili diğer bir husus ise denetim mekanizmalarındaki sistematik atalet halidir. Bunu kırmak isteyen yargıç ve savcılar olmuştur ancak sürgünlere maruz kalmışlardır. Kamu görevlilerinin kirli işlere bulaştığını işaret eden pek çok delil yakın zamanda yürütülen soruşturmalarda kendini göstermiştir.”
‘Devlet her ölümden sorumludur’
Tanrıkulu, 16 Ağustos 2015 tarihinden başlayan sokağa çıkma yasakları sırasında çok sayıda faili meçhul cinayet işlendiğini de hatırlattı: “Devlet, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde gerçekleşen her türlü cinayetten, ölümden, yaşam hakkı ihlalinden doğrudan sorumludur. Kişilerin can güvenliğini sağlamak, faili belli veya meçhul cinayetleri önlemek Devletin öncelikli görevlerinden biridir. Ancak ne yazık ki göz göre göre gerçekleşen cinayetlerin önü alınmamakta, failler de sistematik olarak korunmaktadır.”