Kuyruğu dik tutmaya, her şeyi güllük gülistanlık göstermeye çalışıyorlar ama iler tutar tarafı kalmadı.
Geçen haftaki NATO zirvesi sırasındaki Obama-Erdoğan görüşmesi, dış politikada memleketi taşıdıkları yeri “gözümüze sokuyor”.
Görüşmeden sızan Obama’nın “Ortadoğu’daki politik çizginizi NATO ve ABD çizgisinde görmek istiyoruz” ikazını, yahut bir Türk diplomatın “Görüşmeden hoşaf gibi çıktık” sözlerini öğrenmemiz de şart değildi.
Bir Türkiye’nin tezlerine, uluslararası medyada çizdiği resme bakın; bir de ABD yönetiminin nihayetinde Ankara’yı getirdiği noktaya…
Bizim dış politikayı “şu bakanla şu kadar saat telefonda görüştüm, şu kadar saat uçuş yaptım PR’cılığına” indirgeyenlerin bizi getirdiği ağlanacak halimiz bunlar.
ABD’ye karşı alttan alta “mızıkçılık” yapılmaya kalkışılsa o vakit karşımızda “dinlemeleri” bulmamız işten bile değil! Hele de NATO zirvesi, “ABD istihbaratının Türkiye’ye yönelik dinlemelerinin hesabının sorulacağı” yalanını yandaş medyanın yüzüne çarpmışken…