Ceyda Karan: Ankara'nın ağır hasarlı denge politikası

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’yi yöneten siyasi heyetin BM’nin yıllık Genel Kurul oturumları vesilesiyle dünya örgütünün merkezinin bulunduğu New York’a düzenlediği ziyaret, ülkenin dış politikasındaki ‘şizofrenik duruşun’ tam boy portresini sunuyor. Ankara’nın Akdeniz’den Ortadoğu’ya bir türlü ‘maya tutmayan’ İhvancı dış politikasında, örneğin Mısır ve BAE karşısında geri adımları belki ‘restorasyon’ olarak sunulabilir. İki büyük dünya gücü karşısındaki denge politikası ise ağır hasarlı görünüyor.

Velhasıl, New York’un ardından Soçi ziyaretinde yine gelip S-400 kozuna dayanır hale geldik. Erdoğan, ABD’deyken, S-400’ler yüzünden F-35 savaş uçakları projesinden çıkarılmaya ve yaptırımlara tepkisini dile getirip, ikici parti S-400 alımına bir kez daha yeşil ışık yaktı. S-400’lerin ilk partisi hangarda tutulurken, ikinci parti, Ankara açısından ‘zaman kazanmaya’ yarayabilir elbette. Ama ‘çok daha farklı beklentileri’ karşılamaya yetmez. Ankara’nın ABD ve Rusya karşısındaki hali, manevra alanındaki büyük daralmaya işaret ediyor.

Ceyda Karan’ın yazısı