AKP yönetiminin ABD-Rusya denkleminde Suriye politikaları giderek ‘sürdürülebilir’ olmaktan çıkıyor. Ankara’nın sancılarını ABD ve Rusya ile yürütülen diplomaside açıkça okumak mümkün.
AKP’nin Suriye politikalarının 10 yıl sonra iki net sonucu var: Suriye’nin kuzeybatısında ‘şeriatistan’, kuzeydoğusunda AKP destekli Kürt bölgesi yaratılması. Türkiye içinde demografi mühendisliğine, dış siyasette de Avrupa’ya şantaja yarayacak sığınmacı mühimmatı. Yaşananların Türk halkına ‘insani’ ve ‘güvenlik’ kılıfıyla pazarlanabilmesi, en başta bunları deşifre edip itiraz bayrağı açacak karakterde bir muhalefetin bulunmamasıyla mümkün oldu. AKP hükümeti, ‘İhvancı Suriye’ projesinin iflasına paralel biçimde ABD’nin etnik motifli sistem değişikliği kurgularının parçası olabilseydi, belki de bambaşka bir resim görürdük. Ancak Ankara’daki ideolojik zihniyetin boyunu aşan bu tasarım, Türkiye’nin iç siyasi dengeleriyle yürütülebilir değildi.
Bugün Amerikan politikalarının odağında İhvan’ın yer almaktan çıkmış olmasına karşılık Ankara’nın jeopolitik konumunu kullanarak süreci geriye döndürebilmek adına sergilediği olağanüstü gayretler göz kamaştırıcı. ‘Sürdürülemeyecek olanın telaşı’ net olarak hissediliyor.