MİT TIR’ları haberleri nedeniyle devletin gizli belgelerini yayınladığı gerekçesiyle 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan gazeteci Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, saldırgan Murat Şahin’in son derece hazırlıklı olduğunu söyledi.
‘Refleks olarak atladım’

Hürriyet’ten Gülden Aydın’a konuşan Dündar, mahkemenin verdiği aradan sonra dışarı çıktıkları sırada saldırganla karşılaştıklarını belirterek, “Adliye Sarayı’nın meydanında gazeteciler ve kameramanlar bekliyorlardı. ‘Ne oldu?’ diye sorduklarında, Can cevap vermek için geride kaldı. Gazetecilere, ‘Daha karar verilmedi, ara verildi’ dedi. Biz de o sırada biraz daha ön tarafa gittik. Ben ilk önce silahı gördüm. Acaba Can’a mı bu silah diye arkamı dönüp Can’a baktım. Refleks olarak adamın üstüne atladım” diye konuştu.
‘Çok hazırlıklıydı’
CHP milletvekili Muharrem Erkek’in de müdahale ettiğini hatırlatan Dündar, saldırgan Şahin’in son derece hazırlıklı davrandığını kaydetti. Dündar, şunları söyledi: “Adam, ‘Vatan hainisin sen’ dedi. Adamın ağzına yapıştım elimle. O sırada galiba ateş açtı. Çok farkında değilim olayların. İki el ateş açıldı. Can’ı kaçırdılar. Milletvekili ile polisi bekledik. Sivil polisler geldi, ellerinde silahlarla. Adam zaten o kadar hazırlıklıydı ki. Polisleri görünce hemen silahı yere bıraktı. Zarif bir şekilde yere yattı, üstünü gösterdi, ‘Başka bir şeyim yok’ diye.”
‘Gazeteciliğe yapılıyor bunlar’
Saldırgana müdahale etmesindeki etkenleri, “Bir haksızlık, yanlışlık görürsem hemen öne çıkarım. Karakterim böyle. Bir silah ve Can var. Direkt üstüne atladım. Ağzını kapattım. Filmlerde polislerden öyle gördüm herhalde. Öyle bir refleks oluşmuş” diye anlatan Dündar, etrafı polislerle dolu bölgede bir tek saldırının yaşandığı yerde polis olmamasına anlam veremediğini kaydetti.
Dündar, saldırının gazeteciliğe yapıldığını hatırlatarak, şunları söyledi: “Sonradan Cumhuriyet muhabirleri anlattı. Adam konuşmuş. ‘Ben 06.30’dan beri buradayım. Otobüsle geldim. Vatan hainidir bu’ gibi konuşmalar yapmış. Meczup gibiymiş. Cumhuriyet muhabirleri de yanından uzaklaşmışlar. Adam, belli bir şeyi yapmak için silahıyla gelmiş oraya. Gazeteciliğe yapılıyor bunlar.”