Ceren Sözeri: Erdoğan'ın en iyi yaptığı şey riski dağıtmak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğan bundan birkaç yıl önce ülkenin “Bir anonim şirket gibi yönetilmesini istediğini” söylemişti, en iyi yaptığı şey ise başından beri riski dağıtmak. Yumurtalarını tek sepete koymuyor. Kendi kitlesine ben gidersem sizden intikam alacaklar, kadınların başörtüsüne el uzatacaklar, ezanı bile yasaklayacaklar derken daha geniş bir kitleye ben gidersem ülke batar diyor, emperyalizm kartını oynuyor, savaşı kutsuyor. İşin tuhaf tarafı ise ana muhalefet partisi dahi bu riski satın alıyor. CHP dokunulmazlıkların kaldırılmasını da”tuzağı bozduk” diye halen savunuyor.

Geçtiğimiz hafta Meriç Nehri’nden Yunanistan’a kaçmak isteyen bir anne ve iki çocuğu teknenin alabora olması nedeniyle boğuldu. Denizli’de Seher Baş engelli oğlunu öldürüp ardından intihar etti. İki trajedinin ortak noktası “FETÖ” soruşturmaları nedeniyle yaşadıkları insan hakkı ihlalleri. Cemaatin geçmişte yaptıklarına ateş püskürüyor olabilirsiniz, bundan mağdur olmuş olabilirsiniz, hangi haklı öfke bu iki annenin yaşadığı çaresizlikle meşrulaşır?

Burada iktidar için risk OHAL döneminde sayısı 40’ı geçen intihar vakaları değil, mağduriyetlerin sonraki yıllarda yaşatacağı sorunlar da değil, bu ölümlere, hak ihlallerine “Oh olsun” diyenlerin varlığı ve kendilerini destekleniyor hissetmeleri. Nefret söylemi ve nefret suçu işte böyle yayılıyor, bataklığı beslerseniz ayaklarınızın ucuna ne kadar hızlı geldiğine gün gelir siz de şaşarsınız. Risk satın alınamaz bir noktaya geldiğinde ayaklarının yerden kalkmayacağını biliyor olduklarını düşünüyorum tıpkı darbe girişiminde bulunan askerlerin başarısız olurlarsa başlarına ne geleceğini bildiği gibi.

Ceren Sözeri’nin yazısı