Belli ki medya sektöründe bizim bilmemizin istenmediği şeyler dönüyor, bu derece sırlara gömülmemizin başka bir açıklaması yok.
Bir de saklanamayanlar var. RSF’nin araştırmasına göre televizyon kanallarının yüzde 53’ü, gazetelerin yüzde 57’si, radyoların yüzde 39’u ve haber portallarının yüzde 44’ü hükümetin kontrolünde.
Daha çarpıcı olanı en çok okunan 10 gazetenin ve en çok izlenen 10 televizyon kanalının 7’si, ki bunların içinde Doğan Grubuna ait Hürriyet, CNN Türk yok, hükümetin kontrolünde.
Ülke savaşın içine girdi, bazı illerde hâlâ sokağa çıkma yasakları sürüyor, sivil toplum kuruluşları hak ihlallerini raporlaştırmaya yetişemiyor. Dahası önümüzdeki aylarda yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarının yaşanacağı, ardından referandumun geleceği neredeyse kesinleşti, bazı siyasetçilere göre seçim de uzak değil.
Bu ortamda benim sesimi kim duyuracak, farklı görüşler nerede tartışılacak, benim habere, bilgiye ulaşma hakkımı kim koruyacak derseniz kusura bakmayın devlet sadece ticari sırları koruyor.
Erdoğan 2015’te devlet anonim şirket gibi yönetilmeli demişti. Anonim şirketlerin dahi uymak zorunda olduğu kurallar, açıklamak zorunda olduğu bilgiler var. Bu sanki başka bir şeye benziyor?