Cengiz Çandar: Erdoğan 'dindar kitleler'in vicdanında bittiği gün, Türkiye umutlanır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Zalimlik kadar bir liderde hiç kabullenilmemesi gereken başka bir özellik de siyasi söyleminde göz göre göre ‘yalan’a başvurmasıdır. Kabataş ve Dolmabahçe Camii konuları, Gezi olayları sırasında ortaya dökülen ‘yalancılık hali’nin rahatsız edici örnekleridir. Hiçbir Müslüman, ‘zulüm’ ve ‘yalan’ ile siyaset oluşturmuş bulunan, üstüne üstlük ‘dünya malına tamah ederek’ yoldan çıkan ve ‘yolsuzluk’ şaibesi altına giren türden bir ‘profil’ çizen bir ’emir el-müminin’i kabul edemez.

‘Müslümanlık’ şayet ‘vicdan’ ise Türkiye’deki iktidar sahiplerinin geldiği ve Türkiye’yi getirdiği nokta, vicdan sahibi bir kimsenin kabul edebileceği bir nokta değildir.,

‘Müslümanlık’ her şeyden önce bir ‘ahlak’ konusu ise ‘Müslümanlar’ın hem vicdanı hem de ahlakı, 17 Aralık’la birlikte yaralanmıştır. Her gün ortaya saçılan ‘iktidar sahiplerine ait’ yeni bilgiler, ‘ahlak yarası’ndan oluk oluk kan gelmesine yol açıyor.

Yani, demokratlar nezdinde çoktan ‘bitmiş olan’ Tayyip Erdoğan, ‘dindar kitleler’in vicdanında ve gözünde bittiği gün, Türkiye, tekrardan umutlu ufuklara doğru yol almaya başlar. Bir yıl önce bugün neleri konuşuyorduk, neler umuyorduk; şimdi neler konuşuyor, neler yazıyoruz?
Bakarsınız, 30 Mart sonrasında da şimdi yazılıp konuşulanlardan çok farklı şeyler yazmaya ve konuşmaya başlarız.
Ne de olsa, Tayyip Erdoğan ‘yokuş aşağı’ koşar adım yürüyüşünde hızla yol alıyor…

Cengiz Çandar’ın yazısı