Yolsuzluklar ile iktidarının silinmez bir leke aldığı günden itibaren Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu performansa bakıldığında, vardığı nokta ‘asker’ ile ‘Faustian Pact’ [Şeytan’la işbirliği] yapmış olduğunu akıllara getiriyor. Tayyip Erdoğan’ın iktidar döneminin en büyük kazanımı, ‘askeri vesayetin geriletilmesi’ idi. Bunu simgeleyen ise Ergenekon davasıydı. Şimdi bu davanın en önemli sanıklarının ve onlarla birlikte Türkiye’nin en karanlık cinayetlerinin sanıkları sanki beraat kararı almış gibi dışarı çıktılar. Ergenekon ve Balyoz davalarında çok sayıda haksızlık yapıldığı doğru… Bu adaletsizlik halinin düzeltilmesi de çok gerekliydi. Ancak ne yazık ki yapılmış olan bu değil… Yolsuzluk soruşturmasının bastırılması ve üzerinin kapatılması için girişilen yeni bir ittifak. Bundan sonra “Askeri darbe ihtimali Türkiye’de hâlâ var mı” sorusunun cevabı kısa ve basittir: Evet. Var.
Berkin Elvan’ın ölümüyle ortaya çıkan, büyük bir öfke enerjisidir. Zulümden yolsuzluğa uzanan, vicdansızlığın ülke yönetimine egemen olduğunun görülmesi üzerine artan öfke enerjisi. Türkiye büyük çalkantılara gebe.
Bu arada, bugün geldiğimiz noktada, Tayyip Erdoğan’ın, bir dönem ‘darbecilik suçlaması’ yapmış olduğu askerlerle zımnen de olsa oluşturduğu ‘yeni ittifak’, artık ‘demokratların da bölündüğü’ sözünü artık anlamsızlaştırmış durumda. Tayyip Erdoğan’ın yanında sadece, her dönemde görülebilir türden ‘kapıkulları’ kaldı. Birkaç kişi. Zira, hiçbir ‘demokrat’ artık onun yanında olamaz.