İktidar sahipleri, özellikle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu, aksini ne kadar söylerlerse söylesinler, hatta ne kadar bağırıp çağırarak söylesinler; Türkiye’nin uluslararası ağırlığının ciddi biçimde zayıflamış olduğu gerçeği değişmiyor.
… Tayyip Erdoğan kimsenin demedikleri üzerinden, “totoloji” ile polemik yapıyor. Ama asıl önemlisi şu: “Taktik öncelik” olarak IŞİD’ile mücadeleyi tespit etmeyen hiçbir politikanın şansı yok. Dolayısıyla Erdoğan’ın “stratejik hedef”i eş zamanlı biçimde “en acil taktik hedef” olarak koyan Suriye politikasının da hiçbir şansı yok.
“Demokrasi özürlü” olan ve bu nedenle Türkiye’nin başta Ortadoğu, dünyanın her köşesinde cazibesini kaybetmesine neden olan kişinin, Suriye’de demokrasi havarisi gibi ortaya çıkması kimse için inandırıcı olmuyor. Daha da vahimi, her ağzını açtığında, “Kürt karşıtlığı”nı ve dolaylı da olsa “IŞİD sempatizanlığı”nı gizleyemiyor olması. Aksine ne söylerse söylesin; anlaşılıyor. Anlıyorlar…