Cengiz Çandar: Diplomatları IŞİD'in elinde olan bir ülke Filistin için seferberlik sağlayabilir mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ve yine gerçekçi olalım: Türkiye’nin –ne kadar kararlı olursa olsun- “uluslararası toplumu harekete geçirmeye” yetecek ne gücü ve ne de –daha önemlisi- “dış itibarı” var.

Kendi diplomatları ve vatandaşları, iki aydır Musul’da ID (eski IŞİD) elinde “rehin” durumda bulunan, bu konuda ağzını açmayan ve kendi ülkesinde konuya ilişkin “yasak” getirmiş olan bir ülkenin, Filistin halkı için etkili bir uluslararası seferberlik sağlayabilmesi mümkün müdür?

Filistin konusundaki Türkiye’nin aczini en çarpıcı biçimde bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan birkaç gün önce ortaya koymuştu zaten. İstanbul’da “Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi Toplantısı”nın açılış konuşmasında, Türkiye’yi getirdikleri ve “değerli yalnızlık” diye tanımladıkları etkisiz dış politikanın benimsendiği son bir yıldır sık sık yaptığı gibi yeldeğirmenlerine saldırdı ve “Ey Birleşmiş Milletler sen ne işe yararsın!” diye haykırdı İsrail’in Gazze saldırısından söz ederken. Dünya barışına hizmet yerine, ona karşı olanların “gizli amaçlarına hizmet etmek”le suçladı BM’yi. “Komplo teorisi” kültüründen örnekler sergiledi.

Hızını alamadı ve alenen ilk defa olarak “İslam dünyası”nı da payladı. “Ey İslam dünyası sen nerdesin?” diye bağırdı. Ve sordu: “Canın yanmıyor mu? Sonra Batı neden susuyor diyoruz. Sen kendi evinde susarsan başkası bir şey der mi?”
Ne kadar doğru konuşuyor değil mi?

Bu cümleler ilk bakışta, gerçekten de, doğru cümleler. Ama boş lâflar. Hitabet, ne kadar iyi bir hatibin hançeresinden çıkarsa çıksın, siyasetin yerine geçemez. Doğru sözcükleri yanyana sıralamak ise, hiçbir zaman siyaset olamaz. Ne siyaset, ne de hatta, doğru siyaset.

“Ey” hitaplarına muhatap olan Birleşmiş Milletler ile İslam Dünyası, bir canlı organizma haline dönüşerek, kalkıp, Gazze’ye İsrail saldırıları yapılırken, “Ey Tayyip Erdoğan sen nerdesin? Bağırıp çağırmaktan gayrı ne yapıyorsun?” diye sorsa ne cevap vereceksiniz?

Cengiz Çandar’ın yazısı