Cengiz Çandar: Demokrasi için 'Tek Adam' heveslisine karşı mücadele edilmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

… ‘Soğukkanlılığını, muhakeme yetisini kaybetmiş’ o ‘kibir’in sahibi, ‘iktidar ve güç zehirlenmesi’nden mustarip, o nedenle ‘vicdan tutulması’na uğramış o kişi, öylesine başka bir gezegene geçmiş, Türkiye’nin ruhundan ve vicdanından uzaklaşmış durumda ki dün, şöyle de bağırıyordu bir yandan: “Eski Türkiye’de kan vardı, gözyaşı vardı, acı vardı. İşte biz o eski Türkiye dönemini kapattık, yeni Türkiye’de ağlayan değil, eşiyle çocuklarıyla bir sofranın etrafında huzurla oturan anneler var.”

Anlayacağınız artık Türkiye’nin demokrasi mücadelesi, ‘muhakeme yetisini kaybetmiş, kibir ve güç zehirlenmesine uğramış’ bir ‘Tek Adam’ heveslisi ve çevresine karşı verilecek mücadele ile mümkün olacak.

İstanbul, tarihindeki en büyük kitle gösterileri, Hrant Dink ve Berkin Elvan cenazelerini onun iktidarı altında yaşadı…

İstanbul tarihinin en büyüklerinden biri olan dünkü kitle gösterisi, bir yanılgının eseri değildi. Hrant’ın yakın tarihimizde birçok bakımdan bir ‘dönüm noktası’ sayılan o muazzam kalabalıklı vakur cenaze töreniyle dünkü arasında bir temel fark var: Berkin Elvan’ın küçücük bedeni üzerinden verilen mesajın iyi anlaşılması gerekiyor. Türkiye artık üzeri kapatılan soygunlarla ve zulüm tehdidiyle yalanla ve medya karartmasıyla kolay yönetilebilecek bir ülke olmaktan çıkmıştır.

Cengiz Çandar’ın yazısı