17-25 Aralık sürecinin öncesinde ‘FETÖ’cü emniyet mensuplarıyla yoğun irtibatı bulunduğu suçlaması yöneltilen ABD’nin İstanbul başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz’un tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Ekim 2017’de tutuklanan Topuz hakkında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, ‘hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’ ve ‘gizliliğin ihlali’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 29 yıla kadar hapis istemiyle İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.
Çağlayan adliyesindeki görülen davanın ilk duruşması dün yapıldı. Duruşmaya sanık ve tanık ifadelerinin alınmasının ardından bugün devam edildi. Mahkeme, Topuz’un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 15 Mayıs’a erteledi.
Tanıklar ifade verdi
Davanın dün görülen duruşmasında gizli tanık ‘Yavuz’ yüzü buzlanarak SEGBİS’le ifade verdi.
Gizli tanık, kendisi de mali şubede görevli olduğu sırada Topuz’un yanındaki yabancılarla şubeye geldiğini, 17-25 Aralık operasyonları öncesinde Topuz’un çok rahat bir şekilde şubeye girdiğini, (FETÖ’den tutuklu dönemin mali şube müdürü) Yakup Saygılı’nın kendisini karşıladığını ve buna ilişkin kamera kayıtları olduğunu söyledi.
Gizli tanık Yavuz, Saygılı’yla bir seyahate çıkan Topuz’un şube müdürü ve yardımcıları ile ilişkisinin son derece yakın olduğunu belirtti. Mali Şube Müdürlüğü’nun uyuşturucu konularına bakmadığını da belirten gizli tanık, Yakup Saygılı’nın herkesle görüşmediğini ancak Metin Topuz’a ihtimam gösterdiğini öne sürdü. Gizli tanık Yavuz, “Metin Topuz, bir tercüman gibi değil de oranın sahibi gibiydi. Bu benim kendi değerlendirmem” dedi.
‘Zarf verdiği asker sınavı kazandı’
Duruşmanın ikinci bölümünde İstanbul İl Jandarma’nın haber elemanı Nizamettin Çelikbilek SEGBİS’le ifade verdi. Çelikbilek, Topuz’u ilk olarak o dönem Silivri İlçe Jandarma Komutanı Murat Koçyiğit’in yanında gördüğünü, bir benzinlik yanında Koçyiğit’e görüşerek sarı zarf verdiğini söyledi. Bu görüşmeden sonra Koçyiğit’in kendisine “Bana kurmay diyebilirsin” dediğini iddia eden Çelikbilek, “Bu kim” diye sorunca “Başını ağrıtır” cevabını aldığını, Koçyiğit’in aynı yıl kurmaylık sınavını kazandığını öne sürdü.
Topuz ile daha sonra İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık Şube Müdürü Asım Sürer aracılığıyla tanıştığını belirten Çelikbilek, Topuz’la iki kez buluştuğunu, bunların birinde Topuz’a telefon geldiğini, kendilerinden birkaç adım uzaklaşarak konuştuğunu belirtti.
Topuz’un bir telefon konuşmasında “Bu işler bizi aşar hocam. Adil bey bizi arasın” demesi üzerine Asım Sürer’i arayarak ‘Adil’in kim olduğunu’ sorduğunu iddia eden Çelikbilek, “O da ‘Bana Adil Öksüz’ü duymadın mı? O Metin beyin efendisidir’ dedi” ifadelerini kullandı. Çelikbilek, Topuz’u Sürer ile Ayvalık’ta da gördüğünü söyledi.
Yine SEGBİS’le ifade veren Sürer, Topuz’u tanıdığını belirterek şunları anlattı: “2004 ile 2007 yıllarında il jandarma komutanlığında kaçakçılık şube müdürlüğü yaptım. Beş-altı ülkeyi kapsayan uluslararası uyuşturucu operasyonu vardı. Tek başımıza yapmamız mümkün değildi. Beşiktaş’taki savcılık bize DEA (Amerikan Federal Narkotik Polis Teşkilatı) birimleriyle irtibat kurmamızı söyledi. Üç operasyon yaptık. Metin bey ile burada tercüman olarak tanıştık. Müdür olmadan önce böyle bir birimin olduğunu bilmiyordum.”
‘Tanık ifadeleri çelişkili’
Tanıklık yapan Nizamettin Çelikbilek’i de tanıdığını belirten Sürer, il jandarmada haber elemanlığı yaptığını söyledi. Topuz ile irtibatının sadece uyuşturucu konusunda olduğunu belirten Sürer, Adil Öksüz’ün adını ilk kez darbe teşebbüsünden sonra duyduğunu, Çelikbilek’e “O Metin beyin efendisidir” gibi bir şey söylemediğini belirtti. Çelikbilek ve Sürer’in, Öksüz yönünden ifadelerinin çelişmesi üzerine mahkeme başkanı Cem Karaca, her iki tanığa yeniden Adil Öksüz ile ilgili beyanlarını sordu. Çelikbilek ve Sürer aynı beyanlarını tekrar edince Karaca da salondakilere tanık ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilemediğini söyledi.
‘Topuz’u tanımıyorum’
Tanık olarak dinlenen komutan Murat Koçyiğit ise Çelikbilek’in iddia ettiği gibi Topuz’dan bir zarf almadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Metin Topuz’u tanımıyorum. Hiç görmedim. Bu tanık hakkında mahkemeniz aracılığı ile bana iftira attığı için suç duyurusunda bulunuyorum. Kurmay olacak bir kişi haber elemanı olan bir kişiye böyle bir bilgi verir mi? Hayatın olağan akışına aykırı. Herkesin cep telefonu numarası belli. Eğer o tarihte böyle bir şey varsa HTS kayıtlarından tespit edilsin.”
Çelikbilek ile Koçyiğit’in ifadelerinin çelişmesi üzerine de yine mahkeme başkanı Karaca, her iki tanığa tekrar sordu. Çelikbilek ile Koçyiğit aynı beyanlarını tekrar edince Karaca da salondakilere tanık ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilemediğini söyledi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet Baş, İstinye’de emlak işleri yaptığını, dükkanının da konsolosluğa 500-600 metre uzakta olduğunu söyledi: “Konsolosluğa saldırı olayından bir ay önce yanıma geldiler. Metin Topuz da vardı ama kendini Ekrem olarak tanıttı. Başkaları da vardı yanında, MİT elemanı olduğunu söylediler. Konsolosluğa yakın bir daire aradılar. Bir ay süre ile Yeşim adında bir kadın dükkanımda durup telefonlara baktı.”
‘Söyleseydik değiştirirdi’
Tanık ifadelerinin bitmesinin ardından söz alan Metin Topuz, iş nedeniyle sadece tanıklardan Asım Sürer ve Adem Fidan’ı tanıdığını, diğer tanıkları tanımadığını söyledi. Çelikbilek’in, Topuz’un kadın amiri olduğunu iddia ettiği kişiye ilişkin de konuşan Topuz, “Bu kişi aslında kadın değil erkektir. Kamera görüntülerindeki uzun boylu kişidir. Amirimin yardımcılarından biridir” dedi.
Mahkeme başkanının “Niye ifade sırasında bunu söylemediniz?” diye sorması üzerine Topuz, “Söyleseydik değiştirirdi” diye yanıt verdi.