…Trump takıntıları ve egosu yerine ülkesinin çıkarlarını gözeterek karar alan bir lider olsaydı belki Amerikan devleti içinde kendisine ‘Türkiye’ye yaptırımların devamı konusunda biraz frene basalım, diplomasiye bir kez daha şans tanıyalım’ diyenlere en azından bir süre daha kulak verirdi. Zira aslında iki ülke arasında ipler kopmuş değil. Geçen haftaki Türk heyetinin Washington’dan uzlaşmasız dönmesine, Trump’ın Türk çeliği ve alüminyumuna yaptırım açıklamasına, Ankara’nın da buna Amerikan mallarına ek vergi paketiyle yanıt vermiş olmasına rağmen arka planda hala görüşmeler devam ediyor.
Ankara’nın Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton üzerinden açtığı kanal hala aktif. Birinci ve ikinci tur Brunson müzakereleri sırasında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’la bir kaç kez telefonda görüşen Bolton, Trump’ın son yaptırım kararından iki gün sonra kendisinden göreve geldiği günden beri randevu bekleyen Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ı Beyaz Saray’a davet etti. Her ne kadar Beyaz Saray bu görüşme için ‘Büyükelçinin talebi üzerine yapıldı’ demiş olsa da önemli olan Bolton’ın tam da böyle kritik bir haftada randevu vermiş olmasıdır.