Can Ertuna: Geçmişe bakınca Venezuela 'rahatsızlığının', 1998'de başladığını görmek mümkün

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hugo Chavez’in 2013’te hayatını kaybetmesiyle iktidara gelen Maduro’nun muhalefeti baskı altına alıp seçim usulsüzlükleri yaptığına dair iddialar, bu yönetimin meşruiyetini sarstı. Peki Venezuela’nın Batı’da ‘haydut rejim’ muamelesi görmesinin gerçek nedeni salt Maduro yönetiminin otoriterleşmede ‘turbo moda’ geçmesi miydi? Pek değil; hikâye eskiye dayanıyor.

Geçmişe bakınca Venezuela ‘rahatsızlığının’, 1998’de Hugo Chavez’in iktidarı uzun yıllardır ülkeyi yöneten seçkinler koalisyonundan almasıyla başladığını görmek mümkün. Chavez’in ülkenin zengin petrol gelirlerini halka dağıtmak üzere ABD’nin imtiyazlarına darbe vurması Washington için yeterince tatsızken bir de Bolivya, Ekvador, Nikaragua ve Arjantin’de birbiri ardına gelen sol iktidarlara ideolojik desteğin yanı sıra ucuz petrol ile ekonomik destek sunması, bu ülkedeki Bolivarcı rejimi hedef tahtasına oturttu. Öyle ki Chavez’i devirmek için 2002 yılında girişilen darbe dahi Batı’da yaygın olarak muhalefetin demokrasi mücadelesi olarak anlatıldı. Bunda dünyadaki söylemin çerçevesini belirleyen ana akım ABD ve Britanya medyasının önemli payı vardı.

Alan MacLeod, medyanın tutumunu İtalyan düşünür Gramsci’nin hegemonya kavramı ile ABD’li Edward Herman ve Noam Chomsky’nin rıza üretimi çalışmalarına atıfla inceledi. Gramsci’ye göre iktidar, salt kaba kuvvetle değil, hegemonya yoluyla; yani okul, dini kurumlar, ve medya gibi kültürel araçlarla toplumun rızası üretilerek sürdürülüyordu. Medyada rıza üretimini inceleyen Herman ve Chomsky, haberlerin devlet ve şirket çıkarlarına göre sistematik biçimde eğilip büküldüğünü savunuyordu: Sahiplik yapısı, reklama bağımlılık, ‘resmî’ kaynaklara yaslanma, itirazı hizaya sokan baskılar ve sosyalizm/komünizm karşıtlığı filtreleri medyada toplumsal rıza üretimi için devredeydi.

Can Ertuna’nın yazısı