Erdoğan’ın Gül’ün başbakanlığına razı olduğunu, Gül’ün de haftalardır kapısına gelip “Parti elden gidiyor, siz el koyun” diyenlere kulak vererek başbakanlığa oturduğunu düşünelim.
Gül, gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış bakanların dosyalarını örtbas etmek için Erdoğan kadar istekli olabilir mi? “Herkes yediği haramın hesabını versin” diyerek işbaşı yaparsa, işin ucunun halefine varacağını görmezden gelebilir mi?
Gül-Erdoğan görüşmelerinde bir türlü sonuca varılamamasının ve işin sürüncemede kalmasının temelinde bu kaygıların giderilememesi de var.
Demem o ki, Köşk’e çıkarsa Erdoğan’ın yumuşak karnı, başbakanı olacak. Kendisi gibi seçimle göreve gelmiş bir başbakanla ister istemez yetki çatışması yaşayacak ve -Özal gibi- bir türlü huzur bulamayacak.
Başa dönersek: İnsanları rahatsız etmeyecek bir cumhurbaşkanı adayı bulunamadı belki, ama insanların rahatsız edeceği bir cumhurbaşkanı adayı bulundu. Bize de, Erdoğan’a da kolay gelsin.