Ben 27 Mayıs’ı basit bir darbe gibi görmemekle birlikte, Yassıada rezaletinin ve Menderes ile iki bakanına reva görülenlerin, Türkiye’nin tarihindeki en silinmez leke olduğuna inanıyorum. Müdahaleye gerek kalmasa, iktidar seçimle değişebilse, bugün çok daha farklı bir Türkiye’de yaşıyor olabilirdik; biliyorum.
Yine de bugün yıldönümü olan 27 Mayıs’ın sadece bir avuç darbe heveslisi subayın işi olmadığını, iktidarın vahim hatalarıyla el ele hazırlandığını düşünüyorum. İktidar sarhoşluğu, güç zehirlenmesi, yoğun alkış sesi, “Hürriyet isteriz” taleplerini duyulmaz hale getirebiliyor; öfkeli despotlar, “Hürriyet olmasa bana karşı çıkabilir misiniz” diye halkın üzerine yürüyebiliyor, kitlelerin tezahüratıyla efsunlanabiliyor.
Maharet, o efsunu dağıtabilmekte, hakikati görebilmekte, iktidar sarhoşluğundan uyanabilmekte, sokağa kulak kabartabilmekte… Tarih, bunun dersleriyle dolu… Alabilene… Görebilene…