Sevgili öğretmenim!
Çocuklarımızı sizin müşfik ellerinize teslim ettik dün…
Korumasızlar.
Ezdirmeyin; koruyun onları!
Korkutmayın; sayın onları!
İktidarın yeni hamlesiyle her okula mescit açmak da, çocuklarımızın evrensel standartta bilim insanı, kâşif, mucit, sanatçı, edebiyatçı olmasını sağlamayacak.
Onlara itikattan önce fikriyatı öğretin. İtaat etmeyi değil muhakeme etmeyi telkin edin. Kör inanca değil, akılcılığa yönlendirin. Doğruyu arama, gerçeğe ulaşma azmi verin.
Ezmeyin; yüceltin onları!
Eski müfredatla, köhne kitaplıkla, müfettiş korkusuyla işiniz zor.
Bilgiyi hatmetmeye değil, hazmetmeye ihtiyacı var çocukların; süzmeye, denemeye, mukayeseye…
Ezberletmeyin; aydınlatın onları!
Abuk sabuk yarışmalardan, kazanmanın yolunun en yakın arkadaşını elemekten geçtiğini öğrendiler. Haberleri izlediler; kıyasıya rekabeti, edepsiz hakareti, soygunu ve şiddeti gördüler.
Paranın herkesi satın alabileceği inancını hatmettiler.
Başka bir dünya olduğundan, hiç değilse mümkün olduğundan söz edin onlara…
Alın terinden, imeceden, adaletten, sadakatten, cesaretten, hakkaniyetten, birlikten, eşitlikten, dirençten, emekten…
Ülkede olup bitene rağmen hırsızların her zaman adaletten kurtulmadığını, kaba kuvvetin ince zekâdan üstün olmadığını, çok bağıranın daima haklı çıkmadığını öğretin.
Yarıştırmayın; barıştırın onları!