Can Ataklı: Solda oy oranı açısından 'marjinal' gibi görünen partiler Meclis'e girmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu seçimin pek konuşulmayan ama asıl önemli yanı parlamento seçimleridir. AKP sırf Tayyip Erdoğan’ı tek adam yapabilmek için Meclis’i devre dışı bırakan bir sistem kurdu. Kendi hesaplarına göre Erdoğan seçileceğine göre Meclis’teki çoğunluk da elbette AKP’de olacaktı. Oysa durumun hiç de öyle olmadığı geç de olsa anlaşıldı.

AKP’nin Meclis’te çoğunluğu sağlamasına artık neredeyse olanaksız gözüyle bakılıyor. Bu aşamada muhalefet cephesine büyük görev düşüyor.

Üç parti güç birliği yaptı yapmasına ama başkanlık seçimlerinde daha etkili olabilmek için sağdaki ve soldaki küçük partilerin de hesaba katılması gerek. Solda oy oranı açısından “marjinal” gibi görünmesine rağmen hayli etkin kadrolara sahip olan partiler asla ihmal edilmemeli. Başta DSP olmak üzere Komünist Parti, Özgürlük ve Demokrasi Partisi Meclis’e mutlaka girmeli. Osman Pamukoğlu bu kez parlamentoda olmalı. İdeolojik olarak farklılıkları olsa da Liberal Demokrat Parti’den örneğin Cem Toker’in CHP listesinden seçilmesi çok şık olacaktır.

Yine Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş’ın da Meclis’te olmasını CHP sağlamalıdır. İYİ Parti ise ANAP, DYP, AP gibi eskiden var olan ama seçmenlerinin tamamı konjonktürel olarak AKP’ye kayan partilere mutlaka yer vermeli en azından genel başkanlarını Meclis’e taşımalıdır.

Can Ataklı’nın yazısı