Bir kere, Kurtuluş Savaşı kime karşı veriliyor? Dış düşman kim; emperyal güçler hangileri? AK Parti’nin işaret ettiği ‘üst akıl mı?’ Yoksa PKK, Deaş ve FETÖ gibi terör örgütlerine karşı mı mücadele veriliyor?
Bu sorulara AK Parti ve MHP daha kolay cevap verebilir. Hem de 15 Temmuz darbe girişimi zihinlerde bu kadar taze iken. ‘Üç terör örgütünü besleyenler’ hissiyatı bu kadar güçlü haldeyken. Ve Suriye’nin kuzeyinde PKK- YPG tehdidi birinci öncelik olmuşken.
Eğer CHP’nin cevabı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a işaretle ‘Saray’daki tek adam’ ise; ki öyle görünüyor, bu argümanın onların elinde patlaması kaçınılmaz. Güya adını vermeden Erdoğan’ı yine kampanyalarının odağına koymuş oluyorlar. 11 kez sandıktan başarıyla çıkan ve her krizde milli iradeye sarılan İslami- muhafazakâr bir siyasetçiyi kendisine karşı ‘kurtuluş savaşı’ verilecek ‘vesayetçi’ bir hedef olarak göstermek beyhude bir çaba.
Dış düşmanı, ülkenin bekasına tehditleri, milletçe direnişi ve daha önemlisi kurtarıcı liderliği hatırlatan ‘kurtuluş savaşı’ söylemi CHP’ye hayır getirmez.