Bir zamanlar MİT’in dışarda görev yapanları genelde basın mensuplarından oluşurdu. Örneğin 1980 öncesi Almanya başta Hürriyet’in büroları bunların maskelenmiş mekânlarıydı. Bugün de bir ajans aynı işlevi üstlenmiş durumda.
Dedim ya, Ergun Hiçyılmaz’ın belgesel-derlemesi sadece 120 sayfa ama dopdolu. İlginç kişi ve kişilikler iyi analiz edilmekte.
İçinde, Teşkilât-ı Mahsusa, Umum İslam Teşkilâtı, Karakol Millî Müdafaa Teşkilâtı, Felâh Grubu, Güneş Grubu, Hamza Grubu gibi örgütlerle Osmanlı ve Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nde oluşturulmuş bütün güvenlik servisleri bu kitapta ele alınmıştır.
Millî Mücadele yıllarında, Mustafa Kemal’in saraydaki en önemli casusu bir kadındı; ‘Fehime Sultan.’ Hanımefendi, İstiklal Savaşı’na hazırlananlara saraydan devamlı bilgi aktardı. Hem de günü gününe. Bir saray mensubu olduğu hâlde bağımsızlığın kazanılması için ölümü dahi göze almıştı.
Millî Mücadeledekilere aktardıkları içinde Sadrazam Damat Ferit’in şifreleri bile mevcuttu. Hatta Anadolu’daki Kurtuluş Hareketi’ne karşı çıkanlara yollanan 4,506 liranın gideceği yeri ve alacak kişileri de ihbar etti.
Mustafa Kemal Paşa, gerek Kurtuluş Hareketi öncesi gerek Cumhuriyet sonrası istihbarata büyük önem verdi. Bu sayede Hatay’ın tek kurşun atılmadan geri alınmasını sağladı.