Burak Tayiz: Gıda yoksunluğu kalkınma sorunudur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de dengeli bir öğüne ekonomik olarak erişemeyenlerin oranı, Avrupa Birli­ği ortalamasının dört katından fazla. Bu ve­ri, toplumun yüzde temel bir soruya cevap veriyor: Bir hane, iki günde bir protein içe­ren bir öğünün masrafını kendi imkânlarıy­la karşılayabiliyor mu? Türkiye’de yaklaşık her on kişiden dördü bu soruya “hayır” ce­vabını veriyor.

Üstelik bu tablo yalnızca mutfak harca­malarına ilişkin değil. Gelirin kiraya, ulaşı­ma, enerjiye ve borç ödemelerine yetişme­diği hanelerde beslenme, bütçenin en kolay daraltılan kalemlerinden biri hâline geli­yor. Sürdürülebilir kalkınma çoğu zaman enerji yatırımları, yeşil dönüşüm, teknoloji ve büyüme rakamları üzerinden konuşulu­yor.

Oysa kalkınmanın sürdürülebilir olup olmadığını gösteren ilk ölçülerden biri, in­sanların temel ihtiyaçlarına düzenli ve gü­venli biçimde erişip erişemediği.

Kalkınmayı yalnızca üretim rakamları üzerinden değil, toplumun temel ihtiyaçla­ra erişim düzeyi üzerinden de değerlendir­mek gerekiyor.

Burak Tayiz’in yazısı