Burak Sarı: Körü 'kör' olduğu için okullara alırken problem çıkarıyor, ama köre 'kör' denmesini kınıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Kör” yanlıştır ayıptır. Kör dememek gerekiyor. Hatta kör kişinin kendisi de ısrarla kör dese, yine de kör diyemezsin. Çünkü toplum öyle istiyor. Uluslararası literatürde de “kör ve sakat” olarak geçse de sen günlük konuşmada “görme engelli” demelisin.

Durumun komikliğini şöyle özetleyeyim: Körü kör olduğu için okullara alırken problem çıkarıyor, ona ev kiralamıyor, her türlü zorbalığı ve ayrımcılığı yapıyor ama köre kör denmesini kınıyor. Hatta körün kendisi bile dese, öyle denmemesi konusunda söylevler veriyor. Tabii bu durumun bir de konfor tarafı var.

Konforlu bir durum bu. Ben sürekli eşitsizliği besleyeyim, erişilebilirlik koşullarını yerine getirmeyeyim, ayrımcılığı derinleştireyim, kapsayıcı olmayayım ama köre kör dendiğinde duyarlılık abidesi kesileyim. Ne güzel bir dünya değil mi? Ekmeden yemek. Hatta neden olduğu ayrımcılığın ekmeğini yemek.

Doğal olarak da riyakarca. Çünkü köre kör denmemesi konusunda aslan kesilen sağlamcılar kendi aralarındaki konuşmalarda, yüz bulduklarında, gerekli ortamı yakaladıklarında körlük üzerine aşağılayıcı söylemleri büyük bir keyifle dile getiriyorlar.

Burak Sarı’nın yazısı