‘Biz az hasarla atlatırız’ diyemeyeceğimiz bir noktadayız.
İçeride şubat ayı TÜFE ve ÜFE rakamlarını 3 Mart 2026 tarihinde gördük. Şubat ayında İTO’nun açıkladığı İstanbul enflasyonu aylık yüzde 3,85 iken TÜİK TÜFE aylık yüzde 2,96 geldi. Yani savaşa yakalandığımız nokta zaten enflasyonu en yüksek gördüğümüz aylar. Bundan sonrası için beklenti, mart ve nisan enflasyonunun Merkez Bankası’nın öngördüğü patikada ilerlemek iken, uzun süren bir savaşın petrol fiyatlarındaki artışı kalıcı kılması yıl sonu enflasyon beklentilerini 2 ila 4 puan yukarıya taşıyabilir.
En hassas karnımız olan gıda enflasyonunu geçici ve mevsimsel etkilere bağlamak ise gerçekçi değil. Buradaki temel sorunun yapısal olduğunu kabul edip uzun zamana yayılacak kalıcı önlemler almak en doğrusuydu. Maalesef hep söylediğimiz bütünleşik politika seti noksanlığını yine belirtmek gerekiyor.
Fakat yine de hem Merkez Bankası hem de ekonomi yönetimi, proaktif davranıp bir dizi önlemler setini pazartesi sabahı piyasalar açılmadan açıkladıkları ve sonrasında likidite fazlası için para politikası araçlarını kararlılıkla uyguladıkları için bence övgüyü hak ediyorlar.