Galatasaray’ın aklının hafta içinde oynanacak Atletico Madrid maçında olması elbette doğal. Sezonun belki de en kritik karşılaşmalarından birine çıkacak olan Sarı Kırmızılılar için bu maç, Avrupa yolculuğunun kaderini belirleyebilir. Ancak bu gerçek, Gaziantep FK karşısında oynanan maçın özellikle ilk yarısında sergilenen silik futbolun bahanesi olamazdı. Koca 45 dakika boyunca Galatasaray’ın kaleyi bulan tek bir şutunun dahi olmaması, yaşanan düşüşün en net göstergesiydi.
Maçın son bölümlerinde Galatasaray baskıyı artırsa da bu baskı organize bir hücumdan çok, çaresiz bir yüklenmeye dönüştü. Son anda Barış Alper Yılmaz’ın attığı golle beraberlik geldi. Ancak bu gol, Sarı Kırmızılıların yaşadığı yapısal sorunları çözmedi; sadece ağır bir yenilgiden kurtulmalarını sağladı. Skor tabelası Galatasaray adına nefes aldırmış olabilir ama sahadaki görüntü alarm vermeye devam etti. Oyun hâlâ düşüktü, tempo hâlâ yoktu ve üretkenlik yine bireysel çabalara bağlıydı.
Sonuç olarak perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Galatasaray haftalardır devam eden düşük tempolu, sıradan futbolunun faturasını bu maçta da ödedi. Süper Kupa’nın ardından bu beraberlik, “denizin bittiğinin” açık bir göstergesiydi. Okan Buruk ve öğrencileri için Atletico Madrid maçı artık sadece bir Avrupa sınavı değil; aynı zamanda köprüden önce son çıkış niteliği taşıyor.