Bülent Falakaoğlu: Bu, ücret ve maaşlara yapılan artışların geri alınması, daha doğrusu gasp edilmesidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yeni yıla vergi zamlarıyla girmek bir yılbaşı klasiği!

Köprülere, otoyola, özel iletişim vergisine, akaryakıta, alkole, sigaraya, motorlu taşıt vergisine, yurt dışı çıkış harcına…

Harç ve vergi üzerinden yapılan zam listesi uzayıp gider.

Bu yılın zam listesinin içindeki bazı artışların sonucu ‘oha’ dedirtecek cinsten.

Misal, İstanbul-İzmir otoyol maliyeti. Yol boyunca Osmangazi Köprüsü, bağlantı yolları, otoban ödemeleri derken, İstanbul’dan İzmir’e otomobille gidecek biri yaklaşık 3 bin 419 lira ödemek zorunda. Aynı hatta THY’den, ekonomi sınıfı bir uçak biletini 1800 liradan almak mümkün.

Kara yolu hava yolundan daha pahalı hale geldi. Pes!

Bir başka dudak uçuklatan örnek, IMEI kayıt ücreti… Yani bir yolcunun, yurt dışından beraberinde getirdiği telefon için ödemesi gereken ‘kullanım izin harcı’; yeni yıl itibarıyla 54 bin 258 liraya çıkartıldı.

Yurt dışında 1000 avroya alınacak yani 47 bin TL’ye mal olacak bir telefonun kaydı için istenen har(a)ç, telefonun fiyatından 7 bin lira daha fazla.

Pes değil, insaf!..

Diyorlar ki… ‘Haksızlık etmeyin, yeni yıla vergi artışları ile girdik ama artışlar eskisinden daha insaflı…’

İlk bakışta haklı gibi.

Zira, motorlu taşıtlar vergisi, yeniden değerleme oranı olan yüzde 25.49 değil, indirime gidilerek yüzde 18.95 oranında artırıldı.

Benzin ve motorinde ÖTV artışı yüzde 6.95, sigara alkolde yüzde 7.95 oldu. Üretici enflasyonuna göre belirlendiği için her iki grupta da yüzde 10’luk ÖTV artışı yapılabilecekken daha düşük yapıldı.

Ve bu durum, “Enflasyonla mücadele için artışlar daha düşük tutuldu” propagandası ile sunuldu.

Öncelikle belirtelim ki bu yeni yıl zamları bir enflasyon yaratacak.

Ocak enflasyonu açıklanırken de zamların fiyat artışına etkisi, ‘mevsimsel etkilerle’ denilip önemsizleştirilecek, geçiştirilecek.

Oysa bu bir doğa olayı değil!

Ücret ve maaşlara yapılan artışların geri alınmasıdır, daha doğrusu birileri tarafından açıktan gasp edilmesidir.

Bülent Falakaoğlu’nun yazısı