Rehin alınan bir kişinin, kendisini rehin alan kişiyle zaman geçirdikçe o kişiye ya da ‘dava’sına giderek bir empati, hatta sempati duyduğu ‘psikolojik durum’a ‘Stockholm sendromu’ denir.
Dün Reuters’in geçtiği bir habere göre, bu sendromun en yeni ‘kurban’ı, Irak’ın Musul kentinde radikal İslamcı örgüt Irak Şam İslam Devleti’nin elinde 23 gün rehin kalan kamyon şoförlerinden biri: Vehbi Demir adlı şoför, ‘az daha’ eline silah alıp İD’lirle birlikte savaşa katılacakmış!

Korkudan sempatiye
Reuters’in Şanlıurfa’daki evinde konuştuğu Demir, Arapçcası sayesinde yeni adıyla İslam Devleti’nin (ID) militanları ile 31 rehin meslektaşı arasında çevirmenlik yapmış. Kısa sohbetler, derin muhabbetlere uzanmış. Ve ilk günlerdeki korkusu giderek sempatiye dönüşmüş Demir’in.
‘Az daha diyecektim’
İD’lilerin neden Irak Başbakanı Nuri el Maliki’ye isyan ettiklerini dinledikçe Demir ‘fena halde’ etkilenmiş: “Bana karılarının, kızlarının nasıl kaçırıldığını, Maliki’nin askerlerinin, gözlerinin önünde kadınlarına ne korkunç şeyler yaptıklarını anlattılar. Bunları duyduktan sonra, az daha, ‘Bana da verin bir silah verin, ben de sizinle omuz omuza savaşayım’ diyecektim.”
Çok iyi davranmışlar!

Demir, rehin tutuldukları günler boyunca İD’lilerin ‘farklı’ yönünü de keşfetmiş: “Kendileri betonda yatarken bize döşek verdiler. Kendileri göletten su içerken bize şişe suyu verdiler. Türk insanlarını sevdiklerini, nedamet getiren ve kendine Müslüman diyen hiç kimseye zarar vermediklerini anlattılar.”
Sendroma girmeyen de var!
Yine Reuters’e konuşan bir başka şoför Mehmet Olgun ise Demir’den farklı izlenimlerle ayrılmış İD’lilerden.
‘Korkudan donakaldık’
Olgun maruz kaldığı ‘terör’ün etkisinden hala sıyrılamamış. 46 yaşındaki kamyon şoförünün gözyaşlarını tutamayarak anlattıkları şöyle: “İlk gün aralarından biri bizi sıraya dizip bir el bombasının pimini çekerek, ‘Hadi kaçın sıkıysa’ dedi. Korkudan ve şoktan donakaldık. “

Olgun bir daha Irak’a adım atmamaya yeminli: “Şimdi evimdeyim ama hala inanamıyorum. Musul’a asla dönmem. Hayatta olmaz.”