Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a ‘basın yoluyla alenen hakaret’ ettiği iddia edilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yargılandığı davada ara karar gereği gidilen Uzlaşma Bürosu’nda taraflar uzlaşmaya varamadı.

Bakırköy 41’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tarafları avukatları temsil etti.
Hakim Tülay Özmen Aykuş, ara karar gereği Uzlaşma Bürosu’na Kılıçdaroğlu ve şikayetçi Bilal Erdoğan’a uzlaşmak isteyip istemediklerinin sorulması için müzekkere yazıldığını belirterek, tarafların uzlaşamadıklarına dair rapor düzenlendiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu: Yasama dokunulmazlığı kapsamında
Kılıçdaroğlu’nu avukatı Celal Çelik, “Biz daha önceki beyanlarımızda belirttiğimiz üzere Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 83/1 maddesi (Yasama Dokunulmazlığı) kapsamında değerlendirme yapılmasını kavuşturma şartı olması nedeniyle davanın düşürülmesini talep ederiz. Bu nedenle Genel Başkanın savunmasının alınmasının gerek olmadığını iddia etmekteyiz. Bu hususların dikkate alınmasını talep ederiz” dedi.
Erdoğan: Meclis çatısı altında değil
Şikayetçi Bilal Erdoğan’ın avukatı Ferah Yıldız da şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, “Sanığın iddianamedeki söylemleri meclis çatısı altında değildir. Hava alanında söylenmiştir. Tüm deliller dosyada mevcuttur. Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz” diye konuştu.
Sanık Kılıçdaroğlu’nun savunmasının alınması için Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat yazılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.
Ne olmuştu?
O dönemde başbakan olan Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı seçiminden beş gün önce 5 Ağustos 2014 tarihli konuşmasında kendilerine hakaret ettiği gerekçesiyle şikayetçi olmuştu.
Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullanmıştı: “Bilal Erdoğan denen kişi değil, Bilal Erdoğan’ın bizzat kendisi. Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarını toplamış onlara milli eğitim politikasını anlatıyor. Devletin geldiği duruma bakın Allah aşkına. Senin Milli Eğitim Bakanlığı’nda ki görevin nedir? Bir vakfın yönetiminde, vakıf rüşvet üretim merkezi, devletten ihale alanlar, rüşveti götürüp TÜRGEV’e ödüyorlar, o da bunla faydalanıyor, bu parayı kullanıyor, milli eğitim politikasını belirliyor. Milli eğitim bakanının oturduğu koltuk aslında onun değil, Bilal Erdoğan’a ait. Politikayı çizen de Bilal Erdoğan…”
‘İki yıl sekiz aya kadar hapis istemi’
Erdoğan şikayetinden vazgeçtiği için takipsizlik verilirken, Bilal Erdoğan’ın şikayeti üzerine Kılıçdaroğlu hakkında iki yıl sekiz aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenlenmişti.