Berkant Gültekin: Kürtler, geçmişte HTŞ'nin öncülü Nusra cephesiyle çatışmıştı ancak şimdi süreç değişti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kürt cephesinde belirsizlikten kaynaklı bir tedirginlik göze çarpıyor. Çünkü kazanımlarını kaybetme riski düne göre biraz daha büyüdü. Riskleri tolere etmek için de belli tavizler vermeye hazır gibiler. Reuters’a konuşan SDG komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile bir ateşkese varılması durumunda Suriyeli olmayan silahlı unsurların ülkeden çekilmesini teklif etti. Abdi “tam bir ateşkes” durumunda Kobani’nin Suriyeli bir güvenlik gücüne teslim edilebileceğini ve ABD askerlerinin de bölgeyi denetleyebileceğini dile getirse de Ankara herhangi bir ateşkesin söz konusu olamayacağını belirtiyor.

Kürtler, geçmişte HTŞ’nin öncülü Nusra cephesiyle çatışmıştı ancak şimdi süreç değişti ve masada farklı dengeler var. Esad’ın devrilmesinden birkaç gün sonra kontrol ettiği bölgelere üç yıldızlı yeni Suriye bayrağını asma kararı alan SDG, ne HTŞ ne de Türkiye ile çatışmalı bir süreç yürütmek istiyor. HTŞ ile bir problemlerinin olmadığını, birlikte çalışabileceklerini vurguluyorlar. PYD’nin önde gelen isimlerinden Salih Müslim, diyaloğa hazır olduklarını belirterek, “HTŞ de Suriye’nin bir parçasıdır. Düşüncesi, ideolojisi ne olursa olsun bir arada yaşamak istiyoruz; Suriye’nin içinde, istikrar içinde. Onlar kendi yerlerinde olsun, biz kendi yerimizde olalım” mesajını veriyor.

Suriye’deki Kürt hareketi esas olarak ABD’nin yeni dönemde nasıl bir Suriye politikası izleyeceğine dikkat kesilmiş halde. 2018 yılının sonunda Türkiye’nin YPG’ye yönelik harekât başlatması öncesinde 1. Trump yönetimi, ABD askerini geri çekmek istemişti ancak bu karar bir süre sonra, “asker sayısının zamanla azaltılması” olarak değiştirilmişti. Takip eden aylarda ABD’nin bölgedeki asker sayısı 5 binden 900’e düştü. Esad yönetiminin 8 Aralık’ta devrilmesinin ardından ise sayı 2 bine çıkarıldı ve bunun “geçici” olduğu ifade edildi.

Berkant Gültekin’in yazısı