CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, birtakım belgelerle İstanbul büyükşehir belediye başkanı adayı Mustafa Sarıgül’ü yolsuzlukla suçlayıp kendisinin de Sarıgül klasörlü bir fotoğrafını gösteren Başbakan Erdoğan’a yine belgeler ve bir fotoğrafla karşılık verdi.
Kılıçdaroğlu, Bilal Erdoğan’ın vakfı TÜRGEV’e ait Vakıfbank hesabına, 26 Nisan 2012’de 99 milyon 999 bin 990 dolar yatırıldığını iddia ederek, “Bu para neyin parasıdır? Bu para bir rüşvet parası mıdır?” diye sordu
Kılıçdaroğlu’nun CHP Grup Kürsüsü’nden gösterdiği fotoğrafta ise, 24 Kasım 2013 tarihinde Trabzonspor Akyazı Tesisleri’nin temel atma törenine katılan protokol görülüyor. Protokol fotoğrafında 17 Aralık operasyonunda tutuklanan Rıza Sarraf, işadamı Ali Ağaoğlu, dönemin bakanları Erdoğan Bayraktar, Suat Kılıç ile Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan bulunuyor.
‘Kendi imzasıyla, kendi sahtekarlıklarını bildiren bir başbakan’
CHP lideri önce Başbakanlık Personel Prensipler Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu savunduğu bir belge de açıkladı ve şunları söyledi: “Başbakanlık Personel Prensipler Genel Müdürlüğü’nün bir yazısı, altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yazıyor. 22 Ocak 2004’te yazmış. Yazıda, Adalet Bakanlığı’ndan bir yazı gelmiş, dokunulmazlık dosyasıyla ilgili, o da TBMM’ye gönderiyor. Erdoğan zimmetle suçlanıyor. Kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrak ve kayıtlarda sahtecilik, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak fiillerinden ötürü dosyası var, belgeleri var, ‘Dokunulmazlığını kaldırın’ diye Erdoğan imzalıyor. Kendi imzasıyla, kendi sahtekarlıklarını parlementoya bildiren bir başbakan. Bunu herkesin görmesini isterim.”
Sarraf protokolde
Sözü fotoğrafa getiren Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Üzerinde oynama yok, fotoğraf bu. Sadece üstlerinde kimlerin olduğu yazılı, tek ilave bu. Kim var burada; Reza Sarraf var şu anda hapiste, bakanlara rüşvet veren. Ali Ağaoğlu var, hani özel imar durumunu yaptıran. Suat Kılıç var, gensorudan kurtulan, Altındağ’da iş yürüten. Erdoğan var, başçalan. Bu tablo devlet protokolü, Başbakan ‘O tarihte operasyon yapılmadı, ben bunların ne olup olmadığını bilmiyordum’ diyebilir. Ama diyemez, biz onu da biliyoruz…”
CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü: “18 Nisan 2013, bu olaydan çok önce. MİT, Başbakan’ın önünde üç sayfalık bir rapor koyuyor. Raporun sonuç bölümünü okuyorum size: Reza Sarraf’ın Ekonomi Bakanı Çağlayan ve İçişleri Bakan Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması halinde, sözkonusu hususların hükümet aleyhine kullanılabileceği değerlendirildi. Başbakan’a söylüyor bunu. Bu ne yaptı; gitti şu pozu verdi. Yani ‘Benim haberim yoktu’ diyemez. Ben onun için buna ‘Başçalan’ diyorum. Senin haberin olmadan bu tablo oluşamaz. Bu adam ne yapmış, Zarrab; bir bakana 700 bin liralık kol saati verdi ya, işte o adam bu. Başka? Yine bize gelecek olan fezlekeleri bekliyorum. Bir bakana 28 kez rüşvet veriliyor. Toplamı 52 milyon Dolar. Bir başka bakana 10 kez rüşver veriliyor, toplamı 10 milyon dolar. Bunlar istifa etti malum. Bir başka bakana üç kez rüşvet veriliyor, toplamı 1,5 milyon Dolar. Baş aktör, Başbakan’la aynı safta, oturuyorlar burada. Bu Zarraf’ın bir konuşmasını okumak isterim. Mahkeme kararıyla alınmış tapeler bunlar. Bir bakana 500 bin dolar rüşvet gönderecek. Telefon ediyor arkadaşına diyor ki, ‘Abi yarın güzel bir tane çikolata yaptır, bir tane de çikolata kutusu al, içine 500 bin dolar yerleştir. Sadık biliyor, o İstinye tarafında bir yer var ya, Egemen’e gidiyor, daha önce de göndermiştik ya 500, 500.’ Kimin bilgisi dahilinde bunlar oluyor, Başçalan’ın bilgisinde.”
‘O arsa bedava verilir mi?’
Kılıçdaroğlu, TÜRGEV Vakfı’na ilişkin iddialarda da bulunarak, “TÜRGEV diye bir vakıf var. Erdoğan ailesinin kurduğu. Başında da Bilal oğlan var. ‘Benim oğlumla uğraşmayın’ diyor. Sevgili Recep bey, biz senin oğlunla boşuna uğraşmıyoruz. Sen bulunduğun makamı kullanarak oğluna nüfuz ticareti yapıyorsun. Sen ‘Şu ihaleyi sana vereceğim, rüşveti de oğlumun vakfına öde’ diyorsın. Senin nüfuzun olmasa o para oraya gelir mi? O arsa oraya bedeva verilir mi? Sen o çocukları alıp yolsuzluk batağına sürüklemedin mi? Bir baba evladını nasıl bu konuma düşürebilir. Benim vicdanım sızlıyor.
Royal protokol diye bir şey var. Bu Vakfın da TÜRGEV’in de Vakıflar Bankasında bir hesabı var. Değerli arkadaşlarım, hesabı okuyayım, uzun bir rakam ama herkes bilsin diye. TR 220001500158048013239675 No’lu hesap, TÜRGEV’in böyle hesabı var mı Vakıflar Bankasında, bir. İki: Bu hesaba 26 Nisan 2012’de 99 milyon 999 bin 990 dolar para yattı mı? Bu para neyin parasıdır? Bu para bir rüşvet parası mıdır? Çıksın açıklasın bir öğrenelim, merak ediyorum.“ diye konuştu.
Fezlekeleri gönder, yoksa açıklayacağım
Kılıçdaroğlu, işadamı Ali Ağaoğlu ile ilgili olarak ise şu iddiaları gündeme taşıdı: “Fotoğrafta Ali Ağaoğlu var. Bakırköy’de arası var, imar durumunu değiştirecek, değiştiremiyor. Nereye gidiyor, Başçalan’a gidiyor. Diyor ki ‘Ben bu imar durumunu değiştirmek istiyorum.’ O da Erdoğan Bayraktar’a talimat veriyor, ‘Gereğini yapın’ diyor, hemen yapılıyor.
Yine mahkeme kararıyla tespit edilen konuşma tutanakları, İBB’den biriyle konuşuyor. Şöyle söylüyor: ‘Orada bak, şunu söyleyin, bak ben onu bakanlığa yaptırmadım, açık net konuşuyorum, başbakanlığa yaptırdım. Ben de gittim sayın Patron’a söyledim, Büyük Patron’a. O direkt Bakan’a talimat verdi, ‘Halledin burayı’ dedi, hallettiler.’ Sonra AK Parti İstanbul İl Başkanı bundan rahatsızlık duymuş. Babuşçu, 11 Ocak 2013’teki telefon konuşmasında şöyle söylüyor: ‘Yani büyükşehirde reddedilen bir dosya, hiç büyükşehire uğramamış olsa neyse, ondan sonra bakanlığa gidiyor, özel proje. İstanbul’da yapılan tek özel proje’ diyor. Ali Ağaoğlu da şöyle diyor: ‘Ha şeyde, ama o Büyük Patron’un talimatıyla yapılan bir şey.’
Ağaoğlu’da bu fotoğrafta Büyük Patron’un yanında oturuyor. Bu fotoğrafı yandaş gazeteler internet sitelerinden sildiler, elimize geçmesin diye. Ama biz CHP’yiz. Bildiğin halde yolsuzluk yapanlarla kolkola geziyorsun, uyarıldığın halde. O fezlekeleri gönder, bakanları da Yüce Divan’a gönder. Yoksa daha çok belge açıklayacağım.”
Ne olmuştu?
Partisinin İstanbul ilçe belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısında, Mustafa Sarıgül’e ilişkin yolsuzluk iddiaları dile getiren Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun, elinde bir dosyayla üzerinde Sarıgül’ün isminin de yazılı olduğu klasörlerin önünde durduğu bir fotoğrafını göstermişti. CHP, klasör fotoğrafının tahrif edildiğini, orjinal fotoğrafta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Şaban Dişli ve Kemal Unakıtan’ın isimlerinin de yer aldığını iddia etmişti.