Son iki yıl içerisinde yapay zekâ uygulamalarındaki patlama, teknoloji sektöründe büyük bir heyecan yarattı. Ancak bu devrim yalnızca yazılımdan ibaret değil. Yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması için devasa veri merkezlerine ihtiyaç var.
Bugün dünyanın en büyük teknoloji şirketleri (Microsoft, Amazon, Google ve Meta) milyarlarca dolarlık yeni veri merkezleri inşa ediyor. Bu tesislerin her biri küçük bir şehir kadar elektrik tüketebiliyor.
Bazı tahminlere göre tek başına büyük bir veri merkezi kompleksi 500 megavat ile 1 gigavat arasında elektrik tüketebiliyor. Bu miktar, orta büyüklükte bir ülkenin enerji ihtiyacına yaklaşabiliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın projeksiyonlarına göre 2030 yılına kadar yalnızca veri merkezlerinin küresel elektrik talebi içindeki payı iki katına çıkabilir.
Başka bir ifadeyle, yapay zekâ devriminin görünmeyen altyapısı aslında elektrik şebekeleridir.
Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde akla petrol gelirdi. Petrol rezervleri, tankerler ve boru hatları küresel jeopolitiğin merkezindeydi.
Bugün ise enerji güvenliği farklı bir anlam kazanıyor. Artık ülkeler yalnızca petrol kaynaklarına değil; elektrik üretimine, şebeke kapasitesine ve kritik minerallere de odaklanıyor.